Kayıtlar

Mayıs 2, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BAŞLIKSIZ

Bir Ahmet Kaya türküsü gramafonda 70'lik hüzün notaları dolduralım kadehlere Kader kalemi aldım elime Sildim tüm gençliğimi Feda ettim benliğimi Belki bir şiir olur dünyanın hafızasında  Ne zaman senin yelin esse satırlarda Göz yaşım reşit değilken meydan okur okyanuslara Oysa sen Nuh'un gemisi Bense Yunus'un karnında yaşayan balık Halime acır Hâlık Ve hecelerim güneşi görsün diye Bedeni gecenin mezarlığında  İdam ettim saçından aldım yağlı urganla Hadi gel semtime Bu diyarlar özgürlükle tanışsın İnsanların aklına adalet cemresi düşsün Mavi gözlü Sarı yeleli  Bir bozkurt doğup Gönül ülkemi savaştan kurtarsın.

TOPRAK

İnsan topraktan bir parçadır. Toprakla hemhal olmak özü ile biraz da olsa yoğrulmaktır. Bağ, bahçe işlerinden ziyade, saklı kalmış huzurdur. Ne kadar ayağımız bu gün toprağa basmaz ise de ararız aslında onu... Sonunda onunla yine ilk olduğu gibi bir olmak ve ona karışmaktır... Bir parça toprak için can vermişler. Toprağa vatan demişler. Yaşamak için huzur diye bilmişler. Bu yüzdendir herhalde "toprağı bol olsun" derler. HASAN AKBAL

STABLES'İN ROMANI

Resim
                   Yaptıklarımın sebebi nefret değil, eğer nefret olsaydı bir iz bırakırdım. Para kazanmak için öldürüyordum ve hiç bir cinayetimde delil bırakmamıştım. Ama bu sefer başkaydı. İlk defa bu kadar tuhaf bir iş gelmişti. Bir yazar, romanı için cinayet işlememi istiyordu. Ama hemen öldürmemi değil, bir yıl boyunca onunla arkadaş olmamı, en yakınına sokulmamı istiyordu. İlk başta bana tuhaf gelmişti, kendimi açık etmekten korkmuş, kabul etmemiştim. Tam masadan kalkıyordum ki, tekrar masaya oturmamı sağlayan cümleyi kurdu: -Bir milyon papel...      Bu şimdiye kadar biriktirebildiğim paranın iki katıydı. Artık kafama yatmayan her şey ortadan kalkmıştı. Sonra ayrıntıları konuşmaya başladık. Bende arada karşımdaki adamı araştırma fırsatı bulmuştum. Bir çok kitabı vardı bir çok ödül almıştı. O güne kadar yazdığı yayınladığı bütün kitaplara ulaştım. Hepsini okudum hızlı hızlı. Aralarda dikkat etmem gereken ayrıntı oldu mu yavaşlıyor gerekirse tekrar okuyordum. Bu ad

GİTMEK

Resim
bilmediğim bir şey bazen eski bir fotoğraf çağırıyor gel hadi durma o koltuğa tam da yanıbaşına etimle dişimle konuşlanıyorum bakıyorum orada ki ben ben değil Üzüntüsü bağıran elini ayağını sığdıramayan kadın git diyorsun sen eski sen değilsin git bilmiyorum ki nasıl gidilir bir adım geri çekiliyorum ne gidebiliyorum ne kalabiliyorum biliyorum sarı fotoğraflar da bile yerim yok dalıyorum git ne demek git de kalıyorum Sibel Karagöz

YABAN'CI YALNIZLIĞIM

Resim
sonunda yalnızdım perdelerinden kaldırdım üşümüş yalnızlığıma dokundum içim üşüdü ellerimden döküldü üşüyen çoçukluğum seneleri metrajı bozuk projektörden akıtırken tek tek izledim hangi kırık hangi acı hangi kör bıçak yalnızlığın dehlizlerinden ebeledi bulamadım seçemedim hepsi bir ölüm hepsi bir intihar yalnızlığım sokakları dolanmaya başladı ben peşinden süründüm yanından geçtim tanımadı görmedi duymadı yalnızlığım ve ben tanış bile olamadık yaralarımdan öpemedik karanlık bir sokağın titreyen lambasında mazgallara el verdi suya kanat uçup gitti yalnızlığım bile terketti ben şimdi içime bile yabanım SİBEL KARAGÖZ

BİR ELVEDA GEREKİR UZAKTAN

Bir kavgadan arda kalan sönük duygularımız. Eceli daha belli olmayan ikinci yanılmış hallerimiz. Nasıl bilirsiniz, cevap yok. Kırıldık bir kere uzaktan dokunamamak adına kırdık da... Gelen bütün iyi şeyleri tükettik. Hani o kıskanç ve çok sevme hallerimiz var ya hani çok seviyordum ama görüşemiyorduk, ayrıldık dediğimiz en ve enlerimizi hala aramıyorsak o kadar da çok sevmemişiz demektir. Güven kayıplarımızı kıra kıra yarına gittiğimiz seher vakti. Uyan diyarından ona yan olan bir sürü endişeler güneşi doğuyor. İnsanı yok eden teknolojik gelişmeleri tekmelemeden virüs hem de korona virüsünden iyice tekme tokat yiyoruz. Bedeli ağır oluyor. Duymuyoruz da gidenleri... Belli bir tarih olmayacak bu zamanı hatırlatan. Ama belli bir acı kalacak bu günleri unutturmayan... Şimdiden elveda demek geliyor içimden. Sevdiğim seni üzmemek elimde olsaydı gerçekten üzmezdim. Bu cümleler sana ağır bana ölümdür. Akşam haberlerinden maç sonucu verir gibi ya da çokça dalga geçtiğimiz seçim sonuçlar

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

BİR GÜN

ANLAMAKSA ŞİİRİ

HER ŞEYDE "SEN" VARSIN

Herc-ü Merc

EDEBİYAT VE SANATTA YERLİLİK VE MİLLİLİK