Kayıtlar

SEMA ALTINAY etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

HASRET

Resim
Ruhum asi bir rüzgar bugün, Talan yerine dönmüş yüreğim Sevdana vurgun. Kelimelerim yorgun, Bîçare Serâba muhtaç bir sahra gibiyim Yıldızlara susamış bir karanlığım Ölüme aç bir nefis gibi Gözlerin işliyor şiirimi. Ah gözlerin, gökyüzü gibi derin Yıldırım gibi düşüyor değdiği her mekâna. Hasretinden viranedir şehrim Ve ne çok hüzün kokuyor, geçtiğin her sokak. Kırmızının yakıcılığı sinmiş gözbebeklerine. Değince gözlerin, gözlerime Bir huzur düşüyor gönlüme Kirpiklerinden damla damla akar umudum, Sevdam gamzelerine kurulmuş Tebessüm ediyor bana. Ah, yüreğimin İstanbul'u, Gel artık gel, Gel ki gömelim Mâzinin siyahını Âtînin beyazına. Her geçen gün biraz daha siniyor şiirime hasretin hüzünlü namesi. Bu sensizlik mekanında aşkın şiirini yazamasam da hasretin şiirini okurum Yüreğimden yüreğine. O gönül ki, feryadını sükuta emanet etmiş Anlıyorsun değil mı? Şimdi her gece sükutumu  dinle SEMA ALTINAY

GENÇLİK

Resim
Sahile vurmuş gençliğim, yürüyor çıplak ayakla geçtiği taşların arasında. Hangi taşı kaldırsa Altında bir nefis. Sanma ki bekler korkuyla, Dalga dalga savruluşu. Pişkin pişkin gösterir yüzünü Kaldırdığı her yaşta. Atladığı her yaş Meğer taştan duvar örmüş Kalan günlerine. Şimdi zıplaya zıplaya görüyor Dibe vurmuş bendini. Geçen gidecek sanırdı  Ne de tembellik yapmış bırakmakta, ateş kokan itiyadı. Oyundur dedi yelkovanın yaptığına, Kandırmış anladı Ayağına batan her yaşta. Öyle böyle Gelmiş yolun tam ortasına, Belki de sonuna. Derken, gözüne ilişti Çakıl taşları arasına sıkışmış ölüm. İşte o an da Yüzüne çarptı hakikat Dalgalar arasından el sallarken ömrü. SEMA ALTINAY

ANLAMAK İÇİN SORGULAMAK LAZIM

Resim
Neden?  Ne neden diye hemen okuduğunuz an da soracaksınız kendinize. Sonra devam ettikçe iyice sorgulamaya başlayacaksınız, sonra sıkıldım deyip kenarı çekileceksiniz.. İşte yaptığımız en büyük hata tam da buradan kaynaklanıyor. Sorgulamadan yargılayıp kenarı atmak, ah ne bedbaht bir şey. Bu nasıl bir acziyet. Düşünmekten korkan bir insan sanırım gelecek için büyük bir vahşet. Bilmediklerimizin esiri olup yanlışın birebir ortasında kalıyoruz. Oysa ki tek bir kelime "neden" böyle diyerek  derine inebilsek neler neler göreceğiz oralarda... Mesela hiç izlediniz mı sokakta yürürken insanları, hayvanları, bitkileri, arabaları her şeyi... Geçtiğiniz her adım da bir başka hayatı geride bırakıyoruz. Ne yani o adımları atmayalim diyebilirsiniz ama söylemek istediğim, yeriniz de saymanız değil aksine geri de bıraktığınız her hayatı anlamaya çalışmak. Evden çıkmadan önce dönüp aynada kendinize bakın ve ne şikayetiniz  varsa hepsini kendinizle paylaşın. Bir sürü keşkelerle...

Özlem

Resim
Öylesine değil Ölesiye özledim, Sensizliğin olmadığı Seni. Özlemeye değil de Sevmeye doymamalı Sana susamış Ruhum. Titrek bir sesle geçiyor şu aralar adın. Koca bir araf yankılıyor gözlerime çaldığın Portreni. Ya gel Ya da yine gel. Ama gitme ! Çünkü Kalemim bile korkarken Olmayışından Nasıl dayanır bu sen Senin olmadığın bir sana.. Sema Altınay

KUYTU

Var mı ben kendimi 3 cümleyle ifade edebilirim diyebilen? Hayatın tozunu yutup da dirilen biz, sefaya sefa katan siz. Cefa çekmeyip finale ulaşan insan olarak dünya tarihine geçecekler yakında.. Büyüklerim hep derdi ilk önce cefa sonra sefa diye. Hiç unutmam diye başladığımız cümleler bile eksik kalır olmuş çocukluğumda oynardım o oyunu dediğimizde bile çocukluğu yıkıp kül eder hale getirmişiz.. Sahi neydi çocukluk? Kuytu köşelere saklanıp yaşını mı yaşamak? Yaşını bilmeyerek çocukluğumu? Yoldan geçen birine kim sordu bu hayattaki amacın nedir diye? Kimse.. Dur tahmin edeyim son model araba iki katlı dubleks ev birde yeteri kadar para.. İnsanoğlu neden sorgulamaz kendini? bu dünyaya geliş amacını  sorgulayıpta neden harekete geçmez? Hep bir yorgunluk yağmış üstlerine benimde seninde sizinde onlarında.. Tabiri caizse güzel olmayan tek şey düşündüklerimizi düşündüğümüzü zannettiğimiz düşüncelerle aynı koltuğa oturtup düşünce akışını düşünerek gerçekleştirememektir.. Ey insano...

ISSIZ

Resim
Dağınık bir sersemlik, Sarmış benliği, Sessizliğin ıssız sesinde. Çektiğin, içine içine Yumaklaşmış hüzün, Atladığın her mutlulukta, Daha da batar, Yosun tutmuş umuda.   SEMA ALTINAY

Kaybolmak

Resim
Özlemek kayboluşun adı, Kaybolmak bulmanın adımı. Bulmak kaybetmenin tadı, Kaybetmek hayatın yaşamı. Sema Altınay

TARİHİN KIRINTILARI

Resim
Bugün bir başka uyanmıştım. Bu çocuksu yüreğim bir başka atıyordu sanki. Her zamanki gibi kendimi sokağa atmak istememiştim. Son zamanlarda evde duyduğum bazı haberlerin etkisinden diye düşünüyordum. Ama nerden bile bilirdim ki hayatımızın birden o sıcak yaz günlerini, artık iliklerime işleyen o soğuk mu soğuk günlere bırakacağını. Kalkmak istemedim yatağımdan. Anam sürekli ağlıyor, babam ise eli başında sürekli düşünceli bir tavırla köyümüzün meydanında oturuyordu. Ah anam! Evimizin neşesi olan o kadın…  Özledim etrafına neşe saçan o kadını, koşup boynuna sarılmak istiyordum. Ama yapamıyorum işte… Ben daha on iki yaşında bir çocuğum, ama son zamanlarda sanki en az babam kadar yetişkin olmak zorunda gibi hissediyordum kendimi. Yatağımda bir o yana bir bu yana dönüp düşünürken gözü yaşlı anam geldi yanıma. Rengi solmuş, gözleri şiş, yüzünde kocaman bir bitmişlik ifadesi vardı. Onun kalk demesini bile beklemeden hemen kalktım. Elinde eşyalarımızı içine koymak için büyük t...

İRENA'YA MEKTUP

Resim
       Sevgili İrena, Zaman geçtikçe yüreğimdeki hasret yolu daha da uzuyor.  Seni bu kadar özleyeceğimi daha ilk ayrılığı yaşadığımız gün anladım.  Bu gitgide kalabalıklaşan  insan  topluluğu arasında yalnızlaşan ruhumun ihtiyacı olan tek şey  senin  varlığındı. Yokluğuna alışamadım bunca yıl. İliklerime  kadar hissettiğim yalnızlığımı bu satırlarla paylaşmak istedim, seninle. Bu hüzün dolu yüreğimin sana yaklaşması için başka da çaresi yoktu zaten...  Neredesin İrena neredesin ? Olsan yanımda, şu özlemimi sana sarılıp saatlerce gidersem seninle. Olmadığın bir güne daha katlanamayacak gibiyim bugün.  Unutamıyorum sensiz yaşadığım o karanlık günleri. Sen hatırlarsın ayrılığımızın o dakikasına kadarki yaşadıklarımı. Belki de unutmuşsundur, bunca yıl geçti sonuçta. Ama ben unutamıyorum,  asla da unutamayacağım. Sana bu satırları yazarken tutamadım yine gözyaşlarımı.  Okumakta zorlanırsın değil mi, gözya...

SEN Kİ

Resim
Sen ki kirpiklerin de sallandığım,  Yüreğinde kışı ısıtan, Gözleriyle baharı ıslatan adam. Sen ki kar tanelerini gamzesinde ağırlayan, Ruhunu beyaza dolamış, Bedeninden siyahı, ince ince süzen adam... Sen ki bağırırken yüreğime takılan, Sessizlikte çığlık olan, Rüzgarda efil efil uçuşan, kar taneleri.. Sen ki kelimelerime cümle, Cümlelerime anlam, Kırmızı hayatıma, mavi olan adam. Ve şimdi kar yağıyor sessizlikte, Seni düşünürken sensizlikte... SEMA ALTINAY

BAKIŞ

Resim
Bir cadde düşünün. Milyonlarca insanın toplanmış olduğu bir yer. Ama siz sadece bir kişiye odaklanıp kalmışsınız. Ne olduğunu anlamadan kilitlenmiş bir çift göz, gözlerine.  Sen ona bakarsın, o ise kime baktığını bilmeden sana. Seni en derinden  titretip kendine getiren anılar,  en acımasız haliyle çarpıp geçer omzuna. İşte ruhun o an yüreğinin altında ezilircesine can çekişir. Meğer anılardan geriye bir tek sen kalmamışsın bana, bir tutam acın karışmış bende ki  sana. İnceden inceye ruhumu sızlatan... Bir mazi bir de hasretin var gözlerimde. Elaya boğdun mavileri... Boğazımda düğüm olmuş sevdan. Hadi gel artık, gel ki tetikte bekleyen içimin bu fırtınası dinsin.. Her geçen gün seni hatırlamak biraz da ağırlaşıyor. Sanma ki unutmak can yakar. Hatırlamak canana can, cana acı katar. Al bendeki emanetini belki ezilmem yüreğimin altında. Bir bakış uzağındaki karanlığı ne olur gülüşünle aydınlat... SEMA ALTINAY

KIRILMIŞ BİR HAYAT

Resim
Her geçen gün biraz daha korkuyorum. Ya ben yanlış anlıyorsam… Kimseye de anlatamıyorum. Bunca soru işaretlerinin içinden nasıl çıkacağım ben?  Yüreğime hükmeden bu korku sisini nasıl dağıtacağım? Üzerime çökmüş karanlık, ne ileri gidebiliyorum ne de geri.  Keşke uzaklara, çok uzaklara gidebilsem! Tek başıma… -Kızım! Hadi servisin geldi. -Hemen geliyorum anne. Ne olur bana dua et? Gitmeyi hiç istemiyorum. Yine onu göreceğim diye çok endişeleniyorum. Annem iyice sinirlenmeden gitmeliyim. Akşam sana olanları anlatmak için çok sabırsızlanıyorum. Hoşça kal benim güzel defterim. -Hep böyle yapıyorsun Işık. Bu nasıl bir sorumsuzluk? - Yine ne yaptım anne? Geldim işte. - Bak bak! Dillerin çok uzadı senin? “Ne yapmış mış” hanım efendiye bak sen! Sen gelene kadar gitti okul servisin. -Bunda ne var ki anne. Babam ya da sen okula bırakırsınız beni. Sonuçta ikinizin de araba… - Demek sen ondan bu kadar rahat hareket ediyorsun.  -Bırakamayız hanım efendi seni! İkimiz de iş...

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN