Kayıtlar

SEN Kİ

Resim
Sen ki kirpiklerin de sallandığım,  Yüreğinde kışı ısıtan, Gözleriyle baharı ıslatan adam. Sen ki kar tanelerini gamzesinde ağırlayan, Ruhunu beyaza dolamış, Bedeninden siyahı, ince ince süzen adam... Sen ki bağırırken yüreğime takılan, Sessizlikte çığlık olan, Rüzgarda efil efil uçuşan, kar taneleri.. Sen ki kelimelerime cümle, Cümlelerime anlam, Kırmızı hayatıma, mavi olan adam. Ve şimdi kar yağıyor sessizlikte, Seni düşünürken sensizlikte... SEMA ALTINAY

15 Temmuz Şehitleri

Resim
                                                      15 temmuz gecesi evet o lanet acı dolu 15 temmuz gecesi . Sizi kaybettiğimiz yüreklerimizim kan ağladığı ,siz aziz şehitlerimiz için hiç susmadığımız gece size vatan borçluyuz size canımızı borçluyuz eyy şehitlerim o ateşlerin hiç bitmediği barış istediğimiz hande savaştığımız elinde ufacık silahla tankların ,füzelerin üzerine atlayan “vatanı kurtarmak benim görevim” diyerek hiç susmadan savaşmak . işte sizsiz günler geçiyo beklide burada olsaydınız biz olmayacaktık siz sırf bizi ,sırf vatanımızı düşünüp savaştınız kendinizi hiçe saydınız siz vatani görevinizi sonuna kadar sonuna kadar fazlasıyla yaptınız .siz rahat olun abim,ablam,kardeşim ,arkadaşım siz rahat olun .siz ...

YAKAMOZA AŞIKSAN

Resim
Bir şiiri sevmişsen, yazdıranı es geçme. Övgüye mazhar olan, şair değildir Cânâ! Yakamoza aşıksan, şems'i görmezden gelme. O ışığın sahibi, kamer değildir Cânâ! Kalbine düşen aşksa, meşkle yeksan olmasın. Tutulmuyorsa dilin, derdin beyan olmasın. Sırrını sırra anlat, sırdaş ayan olmasın. Sır diye beklediğin, haber değildir Cânâ! MUHAMMET CAHİT KAYA

BAKIŞ

Resim
Bir cadde düşünün. Milyonlarca insanın toplanmış olduğu bir yer. Ama siz sadece bir kişiye odaklanıp kalmışsınız. Ne olduğunu anlamadan kilitlenmiş bir çift göz, gözlerine.  Sen ona bakarsın, o ise kime baktığını bilmeden sana. Seni en derinden  titretip kendine getiren anılar,  en acımasız haliyle çarpıp geçer omzuna. İşte ruhun o an yüreğinin altında ezilircesine can çekişir. Meğer anılardan geriye bir tek sen kalmamışsın bana, bir tutam acın karışmış bende ki  sana. İnceden inceye ruhumu sızlatan... Bir mazi bir de hasretin var gözlerimde. Elaya boğdun mavileri... Boğazımda düğüm olmuş sevdan. Hadi gel artık, gel ki tetikte bekleyen içimin bu fırtınası dinsin.. Her geçen gün seni hatırlamak biraz da ağırlaşıyor. Sanma ki unutmak can yakar. Hatırlamak canana can, cana acı katar. Al bendeki emanetini belki ezilmem yüreğimin altında. Bir bakış uzağındaki karanlığı ne olur gülüşünle aydınlat... SEMA ALTINAY

KIRILMIŞ BİR HAYAT

Resim
Her geçen gün biraz daha korkuyorum. Ya ben yanlış anlıyorsam… Kimseye de anlatamıyorum. Bunca soru işaretlerinin içinden nasıl çıkacağım ben?  Yüreğime hükmeden bu korku sisini nasıl dağıtacağım? Üzerime çökmüş karanlık, ne ileri gidebiliyorum ne de geri.  Keşke uzaklara, çok uzaklara gidebilsem! Tek başıma… -Kızım! Hadi servisin geldi. -Hemen geliyorum anne. Ne olur bana dua et? Gitmeyi hiç istemiyorum. Yine onu göreceğim diye çok endişeleniyorum. Annem iyice sinirlenmeden gitmeliyim. Akşam sana olanları anlatmak için çok sabırsızlanıyorum. Hoşça kal benim güzel defterim. -Hep böyle yapıyorsun Işık. Bu nasıl bir sorumsuzluk? - Yine ne yaptım anne? Geldim işte. - Bak bak! Dillerin çok uzadı senin? “Ne yapmış mış” hanım efendiye bak sen! Sen gelene kadar gitti okul servisin. -Bunda ne var ki anne. Babam ya da sen okula bırakırsınız beni. Sonuçta ikinizin de araba… - Demek sen ondan bu kadar rahat hareket ediyorsun.  -Bırakamayız hanım efendi seni! İkimiz de iş...

KALBE SESLENİŞ

Resim
Ey geceye sorulan manaların ötesi, Egosu tavan yapmış, vefa eleştirisi; Hiç ağlayan göze merhem oldu mu Kızıl bir akşam güneşinin gölgesi? Sızı kalpte, gülüşün faydası yok. Beklenen gelmeyince isyan niye? Belki aşkının sevdana kalbi tok, Haçkıran gözlerinin yaşından kime ne? HASAN AKBAL

SEVMEK

Resim
Sevmeli insan , sevmeyi de sevmeli Hatta "şurama kadar geldi" dediğinde bile sevebilmeli Gururunu teslim etmek zorunda kaldığında bile sevebilmeli Sevmek fedakarlık, sevmek cesaret ister, sevmek zordur aslında Kolay olsaydı sever miydi aşık kerem , sever miydi üstad bülbül. Gece sever miydi gündüzü , alim sever miydi ilmini. Sevmek kimi zaman guvensizlik, kimi zaman nefret , kimi zaman pişmanlık... Sevmek de sever; pişmanlığı, nefreti, güvensizliği Sevmeseydi eğer, sevgi ile yanyana yazılır mıydı? Yaşamaktır sevmek, Üzüleceğini bile bile, yaşamaktır. Yoksa fedakarlik der miydik, sevmeye? Sevmeyi söylemeyi düşünecek kadar uzun değildir, hayat... Şüheda Koç

ESKİLERDEN

Bugün mevsimlerden sonbaharım Pervasız akıp geçen zaman, ilaç olmaz esip savunmalarıma. Bir yanım gözlerinin karasında bir deniz, Diğer yarım usulca sus'u fısıldar kulağıma.. RUKİYE UYSAL

MENEKŞE KOKULUM

Resim
Ne zaman kokun gelse köyümün özlemine bir bahar iner… İçinden edebinden boynu bükük bir menekşe hatırlarım… Menekşenin boynu büküklüğü kalbinin kırıklığından değil, Allah’ı zikrindendir… Ne zaman seni sevsem kalbime ağır gelir aşkın… Sebeb,i aşkın derin ve bakidir; Bu yüzden bir menekşe kokusunda sevdim seni…    Menekşe kokulum… Gözlerin gözlerime dokunamazdı, korkardım… Utanırdım dudaklarından… Susardım. Anlatamadıklarım vardı, Ve bu yüzden senden habersiz Ağlardım… Menekşe kokulum, Bir mevsimin başlangıcı gibi; Geldin ömrüme. Yavaş yavaş ısındı senli zamanlarım… Kıştan kalma buzlar üşütmüştü beni, Boynu bükük, Günahlarla yüklü… Kirlenen bir diyarda; Ağır sensizliğimdeydim. Menekşe kokulum, Hüzün bağlamıştı boğazımı; Çaldığımda kalbinin kapısını, Sağanak sağanak nisan yağmurunda Edebinden boynu bükük… Kirpiklerin bir gece dokunsun diye rüyama, Bir gecenin sabahında duam; Aşkımın senli haline ‘amin’ dedim… Menekşe kokulum, Şafağın secca...

TESİR

Resim
Gölgeler çevriliyor beni Örtüyorum acıların üzerini kabaca Küllerim savruluyor Son bir bahar rüzgârında Resmi tamamlayamıyor Kalemimden düşen izler Anlaşılmaz kılıyor beni zaman Ulaşılmaz oluyor aramızdaki çizgiler Sancılarla doluyum Yeni biri olmam gerekli Bir doğum yetmez insana Binlerce ölüm gerekli Henüz diriyken Gördün mü ölü birini Yaşamak herkese Bahşedilmiyor sevgili RUKİYE ŞAHİN

CESARETİN MUCİZESİ

Resim
Bugün yüreğimde bir mutlulukla uyandım. Ama bedenime sığmayan bu heyecan neyin nesiydi, bilmiyordum. Yatağımda doğrulup, doğan güneşin odama yavaş yavaş sokuluşunu izlemeye başladım. İnceden inceye kıvrıla kıvrıla pencereden odama girişini izlemek bana ayrı bir tat veriyordu. Her gün doğan güneş bugün gözüme bir başka görünüyordu. Bugünün, diğer günlerden farkı neydi bilmiyorum. Sanki yeni bir güne değilde, bilinmezliğin hükmettiği bir güne uyanmıştım. Ben böyle düşüncelere dalmışken, dışardan gelen sesle bir an da irkildim.  Git gide artan ses kalp atışlarımı iyice hızlandırmıştı. Hemen doğruldum. O an beni ürküten ses kesilmişti. Derin bir nefes alıp tekrar yattım. Kafamı yastığa koyar koymaz, tekrardan o sesi duydum. Hemen korkuyla sıçradım. Kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki odanın ortasında öylece kalakaldım. Ne ileri gidebiliyordum ne de geri. Yavaş yavaş, ürkek adımlarla pencereme doğru yürümeye başladım. Odam çatı katında olduğu için bahçenin tamamını görebiliyordum. Görece...

KİRLİ DÜNYA

Resim
Bir Ertuğrul vardı dersiniz Bundan seneler sonra belki ismim anılır bir yerlerde Ve siz bir Ertuğrul vardı diyeceksiniz Yüreğindeki aşka sahip çıkacak birini arayan bir Ertuğrul… Sevdasını korkularıyla gizleyen bir Ertuğrul vardı Falan zamanda yaşadı Filan yerde öldü diyeceksiniz Bazen mecnun olmayı denedi leylasını bulamadı Bazen Kerem olmak istedi Delecek dağ çoktu Fakat şirini yoktu Bazen ise Tahir olmaya kalktı Ama ortada ne aşk badesi vardı Ne de Zühre Ve siz yine bir Ertuğrul vardı diyeceksiniz Aşk ve sevda nedir bilmeyen bir Ertuğrul Ama o zaman bu dünyada ne Ertuğrul’un… Ne aşkın Ne sevdanın Ne sessiz haykırışları Yeri olmayacak Çünkü aşık sevdasını bu kirli dünyaya bırakmayacak… Ertuğrul Gazi YUMUTKAN

SEN VE BEN

Resim
Şair oldum bu gecelerde İçtiğim bir bardak su da Taştı senli hayaller Gittiler elveda demeden Sükûta boyandım bu evlerde İçlerinde onlarca yalnızlık Beklenip de gelmeyenler Yıllara kırık düşler Hep mi sürgünsün bana Sarhoş oldum ayrılıktan Kuş olup uçtu sesler Söylenmez oldu sözler Nerede bırakmışsak sevmeyi İşte tam orada Haksızlığa uğramış sevgiler Uzağa mahkummuşuz Sen ve ben aşk uğruna yanmışız Küllerimizden kuleler yapılmış Hasretle dolan gözlerimiz Mezar olmuş güllere RUKİYE ŞAHİN

BU NASIL BİR SEVDA

Resim
BU NASIL BİR SEVDA Önce korkağız dedik… EyvAllah, sonra suskunluğumuzu dile getirip beklemeye başladık ama sonucunda hep bekledik hiç olmadı diyerek köşemize çekilmeye karar verdik… Sonra bir çift göze rast geldik… AŞK… dedik evet aşk bu olmalıydı dedik ama aşkın bir imtihan olduğunu çoktan unutmuştuk sanırım... Ve imtihanı geçemedik herhalde ki neden diye haykırasımız geldi ama yapamadık çünkü… Allah var Allah yâr… Nasıl olurda isyan edebiliriz nasıl olurda şirke bulaşırız… Bak kardeşim sevdalar yüce yaradan tarafından insana helâl kılınmıştır. Şimdi sen nasıl olurda imtihana haykırırsın, nasıl olurda şirke bulaşıp helâl duyguya haram bulaştırırsın… Yapma bunu Allah rızası için yapma… Bak görüyor musun dışardaki âhlaksızlık senin eserin… Beğeniyor musun bunu mutlu musun… Ne geçti eline bir toplumun helâl duygusunu harama bulaştırıp o toplumu zehirleyince rahatladın mı? Yazık çok yazık… Neyse…Gel sana sevdayı anlatayım… Sevda dediğin yâr’in sesini duyunca yüreğindeki tüm hücrel...

Alıp Götürdüğün Hisle­rin Yeni Bahara Açılm­ası Gibi

Resim
Benden alıp götürdüğü­n çok şey vardı… Kelime dağarcığıma ye­rleşmiş fakat senden ­başkasına söylediğimd­e küfür niteliği taşı­yan cümleler gibi.. Bestesine sarılmış bi­r çocuğun bestesinden­ silinmiş notalar gib­i.. Geçmişte yaşanılan za­manın zayiatına iç çe­ker gibi.. Umutlara sarılmış bir­ gencin yokluğunu kay­bedişi gibi.. Eski dostta görülen s­amimiyetin kayboluşu ­gibi.. Filizlenmiş sevgi toh­umunu köküyle söküp a­tan rüzgar gibi.. Dedim ya işte çok şey­ götürdün benden, ama­ bu götürdüklerin sen­in hissedemediklerind­i. İste şimdi bırakıp gi­ttiğin hissiz duygula­rın yeni bir bahara u­yanışını nazlıca ve u­mutla beklemek gibi…. AYŞE KUZUCU

EKSİK

Resim
Ne zaman elime alsam ­kalemi, eksik bir şey­lerden söz ediyorum. Umutsuz hayatlardan, ­kapanmayacak yaralard­an bahsediyorum. Oysa mutlu olmak için­ neyimiz eksikti? Çay­? Sigara? Belki de ru­humuz? Evet, ruhumuz eksik m­utlu olmak için. Duyguların mezarlığı ­gibi ruhlarımız. Ne hissetsek hayata k­arşı, ölüyor bir bir ­düşüncelerimiz. Sanırım yaşamak için ­genç, düşünmek için ç­ok yaşlıyız. Mustafa BİLEN­

SONSUZ SON

Resim
Hayatta bazı şeyler yolunda gitmiyor.Sahi dolar mı yol açtığın bu boşluk,diner mi sensiz geçen gecelerin özlemi..Yapabildiğim tek şey yokluğunda avazım çıktığı kadar susmak.Senden sonra yaşamaya vakit olacak mı? İçimi sana döksem yine beraber toplayacak mıyız? Ben senin yağmurunda ıslandım,başkasında çiçek açamam ki.. Elbet çay daha acı,yağmurlar anlamını yitirecek ve geceler doldurmaya çalışacak boşluğunu.En çok da senden gidememek ve sana gelememek yoracak bu bedeni. İçim bu denli yanarken ellerimin üşümesi çok saçma.Tüm ışıklar söndüğünde kalbe çöken yalnızlıksın sen.. Sen,benim en güzel çaresizliğimsin.       Çünkü sen bir ihtimalken bile güzelsin.                Ersin ÇİZİKCİ

HER ŞEYDE "SEN" VARSIN

Resim
Bir sonbahar günü, solmuş yaprakların arasında arıyordum seni.  Keşke tek tek her yaprakla seni çekiştirsem. Bana hep seni anlatsalar. Her baktığım yerde öylece seni  hatırlasam. Her güzelliğini en ince ayrıntısına kadar öğrensem. Sonbahar güneşi altında seni yüreğime işlerken, tabiatın umudu üzerime sinse.  Seni görebilmenin umudunu işte... Bir gün belki bize biçtiğin bu kader yolunun sonunda seni görebilmenin umudu ısıtsa üşüyen ellerimi. Şöyle bir içten keşke diyerek oturdum yaprağını dökmüş ağacın altına. Seni ararken topladığım yaprakları usulca kenarı bırakıp kapattım gözlerimi. Bacaklarımı uzatmış, umudunla ısınmış ellerimi birbirine kilitlemiş, başımı geriye doğru yaslamıştım. Bir masala daldım o an da. Seni iliklerime kadar hissettiğim bu masal da sadece güzel şeyler olsun istiyordum.     Her tarafı sarı sarı yapraklarla kaplı küçük bir bahçe olsun. Üzerimde beyazdan bir elbise. Bahçenin ortasında küçücük bir köprü. Merakla baksam köprün...

ARAYIŞ

Resim
Şimdi sen bilmezsin Benim ülkemde bir yaz akşamını Şimdi sen bilmezsin satır sonlarına yazdıklarımı Elimde eskilerden kalma bir defteri niye sakladığımı Şimdi sen bilmezsin Annelerin ev telaşlarını Mutfaklardan savrulan yemek kokularını, Komşu teyzelerin sesini Top oynayan çocukların dışarıdaki hevesini Şimdi sen bilmezsin Bilemezsin uzaktasın Mahrumsun her bir zerremden, Sesimden ve nefesimden Uzaksın, Uzatınca ellerimi hava da bırakansın Seslensem sesimi duyamazsın Bense bu sonu görünmeyen hasretinle Sokak aralarında dolanan bir avareyim Hayret etmekteyim sensizliğime Bilinmeyen bir hüznün en asil bekçisiyim Sorma bana bu mahrumiyet neden diye Onca nimete karşılık bu külfet ne diye Taşıyamıyor dünyayı omuzlarım Bir günü diğerine uladım Neredesin ah benim sol yanım Kederime yoldaşım RUKİYE ŞAHİN

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN