Kayıtlar

SEN HER SABAH GÜL DİYE

Resim
Sen her sabah gül diye Bu can sana hediye Aydınlık kaçarken geceye Bırakıp gittin ne diye… Uğruna yok olan kimdi Bu kalp seni çok sevdi Bir tek seni aşk bildi Bırakıp gittin ne diye… Sen her sabah gül diye Bu can sana hediye Aydınlık kaçarken geceye Bırakıp gittin ne diye… Şiirbaz 17, MART. 2020

VUSLAT

Resim
içimin depremleri hep bu saatlerde başlıyor önce artçılar yavaş yavaş yıkıyor beni üstelik duvarsızım ellerinde murçta yok üstelik tek bir söz bile çıkmıyor ağzından bir kirpik telinin düşmesine yıkılıyorum öyle beş altı şiddeti değil başlı başına kıyamet içimin atları dört nala üstelik kör çarpa çarpa yıkılıyorlar ölüm çığlığa durmuş ayaklarım çıplak üstelik meftalar arasında ölmeyen bir ben bir yağmur yağsa içimin çıkmaz sokakları tek tek yıkansa bahar gelir mi börtü böcek türbemi yeşile çalar mı içimin atları yeşilime ak düşürür mü bir bahar gelse vuslat düşer mi cehennemime kavuşmak cennete mi kalır... Sibel Karagöz

KIRLANGIÇ

Resim
bir gün daha doğar anasından kaçak aşkların piç çocuğu gibi kızılı yara yara turuncu şalı sere sere dünyanın tepesine sarı bir ampul takar gibi uyanır dün'ya bir kırlangıç tutar da aşkı fısıldar yalnızlığım uyanır berrak su gibi bardak bardak içerim susuzluğumu kesmez utanmadan elini uzatır sanki yalnızlık yollarını beraber arşınlayalım  der gibi tutmam elini yeter derim yeter mutluluk gelsin tasını tarağını toplayıp neşe gelsin ardı sıra kahkahalarını hoplata hoplata hiç bilmediğim yolları adımlayayım hiç bilmediğim diyarlara tanış olayım mutluluktan bir buse alayım neşeden bir kahkaha suya doydum ekmeğe geçelim böle böle katığa geçelim kata kata kırlangıç kırlangıç rüzgar ekip kahkaha biçelim gözlerinin karasından zeytine akça sözünden peynire sesinin notasında bal çalan türküye çaya dem katalım demlene demlene kırlangıç kanatlarımız şallardan ala sevdadan bala çırpsın aşk yazsın maviden semaya Sibel Karagöz

YİTİK YAŞAMLAR

Gayrete vurmuş hayatlar var....... Görsen hayret kalırsın.......  Gülüşü cennet yüzlerin ardını bilsen...... Öldüm sanırsın...... Bir kurgunun içinde kaybolmuş onca beden  Yaşar ne yaşar ne yaşamaz misali.....  Mişli zamanların solgunları onlar....  Gizeminde sıkışmış yorgun ruhlar.... Bilen bildi... Anlayan gördü.....  Vitrini bozulmuş ıssız yaşamlar..... Buralar yokluk, buralar fettan..... Akışında kaybolmuş onca insan....  Zaman mı!  ... Pervasızca akıp geçti..... AYFER DUŞLU

ŞARKILARDAKİ GÜZEL KADINA

Resim
Bitmiyor bu ızdırap, bu gözyaşı nedendir Kalbimde yaşayanlar günüm gibi güzeldir Bu yorgun kalbime çare bulamadı kimse Gel göster yüzünü artık ilacım sendedir... Her güzeli sen sanır da peşinden giderim Güzellik sende, sevmek sevilmek sendedir Şarkılardaki yeşil gözlüyü anar içerim Sevda sende, aşk ile meşk sendedir... Aklaştı saçlarım kapkarayken senden önce Gözlerim kan ağlıyor hala sen gittin diye Elbet huzur bulacak bu gönül biliyorum Sensizliğe sensiz, tek başına ölünce... Şiirbaz 17. KASIM. 2007

UMUT YEDİVEREN

Resim
her sabah deli bir umut yakama dolanır tanla beraber canla beraber kırmızı bir pazartesi umudu tohum tohum serper ala ala çalan salı çıkmaz sokakların çeşmesi turunçtur çarşamba suyu kesik ömrü yitik mavidir perşembe umudu suya yatıran yeşildir cuma tanrıların türbesi mevsimlerin yeşil baharı beyazdır cumartesi ak köpüklerin şelalesi siyahtır pazar kömür karası umudu sele veren sokaklarım çıkmaz bekçiler dolanır umudun suyu seli öksüz ben yine yeniden umudu asarım sabahın tanına canımın yanına umut yediveren Sibel Karagöz

MUAMMA......

Resim

MARTI

Resim
mavi fısıldar tutarda göğü adımlar çizer bulutlar hokkası beyaz kanatlar fırçası sen de martı uçtu ben diyeyim fısıldadı aşk kanat altına gizlenmiş görmeni duymanı bekler yağmur gözüne kaçmış süzülür martı fısıldar üşüdün yüreğini yüreğimden sarayım kırığına kanat vereyim maviye durur bakakalırsın yüreğimin sesine sağır ne çok kulak ne çok el kol üstelik yanı başımda görmez duymaz da bir martı maviyi de sırtına alır içimi okur ta yüreğimden tutar bir kez daha aşık olurum maviye martıya kanada bir kez daha sağıra sırtımı maviye yüzümü martıya yüreğimi veririm kanadından kanadıma martıya çalarım Sibel Karagöz

SENDEN AYRI OLDUĞUM AKŞAMLAR

Resim
Senden ayrı olduğum akşamlar Yüreğimi bir ürperti sarar Korkarım… Senden ayrı olduğum akşamlar Bir ateştir ruhumu sarar Yanarım… Senden ayrı olduğum akşamlar Gözlerimi ufka diker Dalarım… Ve Böyle akşamlar Sensizliğime Çaresizliğime Yok oluşuma Ağlarım… Şiirbaz AĞUSTOS: 1977

ÖPÜP ÖPÜP MÜHÜRLEDİĞİM

Resim
uykulara sardığım düğüm düğüm çözdüğüm çocuk düş'üm ortalık yerde yalın ayak serde büyümeyen bebek düşlerimi de çuvala kattın sudan çıkmış pulsuz balığı bıraktın ardın sıra büyümeyen bebek öpüp öpüp mühürlediğim düşlere katık geceye ay dili lal dudağı bal serçe yarim ilmek ilmek ördüm geveze bülbül gibi söktüm yerine toz bulut kondurmadım ayan oldu unuttun gayrı düşlerime uğramaz kapı baca açmaz oldun ayrılık ağır ökçe sırtı deler geçer tülden kalını taşıyamaz ölümü arar oldum özlemde vurur öpüp öpüp mühürlediğim Sibe...

MARTI UÇUŞU

Sonra bir martının uçuşuna yüklendi anlamlar...... Yüzde buruk Bi tebessüm.... Gözlerimde derinlik.... Yol aldı duygular..... Olur öyle arada dedim..... Olur.... Geçer.... Sana bişey olmasın..... Yeter ki sönmesin yürekler..... Ne kalmış ki baki..... Hangi hüzün mesken tutmuş  hangi sevda toprak olmuş hayatta....... Canına yandığım... Kuşş ölür.. Sen uçuşu hatırla...... 🌾🌾🌾🌾🌾🌾

AĞRI'M BÜYÜR

Resim
yüreğimde kızarıyordu akan gözyaşların ciğerime saplanıyordu kıyılarım uçsuz bucaksız kervan geçmez ağrı'm dağımdan büyük hüznüm yağar her gece hece hece seni söyler seni ağlar eteklerim kar gelin kız önce yağar lapa lapa içime işleyen soğukluk buz kara gece isyan her ses yankı her yankı darağacı asarsın beni kah kollarımdan tutmaz elin ellerimden kah bacaklarımdan yürümez ayaklarım ayaklarına kah boynumdan gülmez surat asan suretin suretime kah yüreğimden duymayan hissetmeyen teninden tenime asarsın her gece sevmedi beni benim gibi sevmedi dersin fısıldar kulağıma celladım öyle değil sen beni anlamadın en çok da anlamadığın yerden ağrı!m büy...

ÖZLEDİM ANAM ÖZLEDİM SENİ

Resim
Sen şimdi nerdesin ben nerde Sevgiler yarım kaldı takılı telde Yarınsız geceler arkadaş bende Özledim anam özledim seni… Kor alevler içinde yanarım Gelecekmişsin gibi bekler kanarım Seni düşünür hayallere dalarım Özledim anam özledim seni… Anasız çocuklar büyür mü böyle Yokluğun içimde diner mi söyle Hasretim o tombul yüzüne Özledim anam özledim seni… Ben küçüğüm hala büyümedim Sana, sevgine doyamadım Sıkı sıkı sana sarılamadım Özledim anam özledim seni… Sensiz her şey bir eksikli evde Çare bulamadık bu çileli derde Biletin kesilmişti o sonsuz yere Özledim anam özledim seni… ŞİİRBAZ 21. Aralık. 2001

BU DÜNYA

Huzur gibi görünür aslı derttir bu dünya. Zalimin zulmüne boyun eğdi bu dünya. Herkes sonsuz sanar, aldanırlar içine. Ne içinde, ne dışında hepsi boştur bu dünya. Hiç durmadı asırlardır dönüyor. Aslını sorarsanız bir dönektir bu dünya. Zaman geçti ademoğlu yaşıyorda üstünde. Bir an olsun hiç yüzlere gülemedi bu dünya. Tahire dertlerini sıra sıra dizdirdi. Yirmi yıldır boğazımda bir düğümdür bu dünya. Tahir Günaydın

O YÜZDEN BEN, SENDEN GİDEMEM

Şimdi sen bana git diyorsun ama Nasıl gitmem konusunda en ufak bir kelime dahi etmiyorsun Hangi insan kendini papatya bahçesinden alıp dikenlerin içine atar ki? O yüzden ben,senden gidemem Rengarenk düşler varken,kötülüğün hüküm sürdüğü hayallere kim dalmak ister ki? O yüzden ben,senden gidemem Güzel kelimesine en çok yakışanını bulmuşken Aynı zamanda şiiri bu kadar çok sevmişken Şimdi hangi şiirime güzel diyebilirim ki ben? O yüzden ben,senden gidemem Farzet ki çok içmişim dün geceden ve bu sözleri ayılamadan sarf etmişsin sen Ya ben gerçekten gitsem ya sen gerçekten bitsen... O yüzden ben,senden gidemem...                                                Hüseyin Nur Demirkol 

SIRLARDA GÜLER

Resim
güldüm dakikalarca sustum senelerce o gözlerde öldüm öldüm dirildim sevdim çok sevdim itirafsız sır gibi aynalara bile söyleyemediğim itiraf edemediğim yakan sevdam tarifsiz bir yemekti biraz biber öfkesinden biraz şeker bal dudaktan yemeye doyulmaz içmeye kıyılmaz kahvemdi biraz süt teninden biraz kahve gözlerinden bol köpüklü sevdam ben onu severdim o başkasını itirafsız sır ne o duyabildi ne ben söyleyebildim birikti onu düşünürken gülümseyen fotoğraflarım gülerken ağlayan süzülürken yağmuru kıskandıran kahkahalarım kaç insan kaç kulak çözebilirdi ki gülerken ağladığımı sırlarında güldüğünü Sibel Karagöz

ANNEM

Resim
annem gün doğmadan doğan sesi gelmeden çaydanlığı fokurdar gözleme kokusu delirtir renk renk reçeller komaya sokar annem uyandırmaz çalar saatim de yoktur mutluluğun sesi dolar kulaklarıma annem çağırmaz kokular çağırır büyüsüne kapılır ve ayaklar benden habersiz mutfağın kapısını açar annem öper gözüyle eliyle ayağıyla ve ince belli mutluluk karşıma geçer hadi ama hadi yumurtayı tokuşturmak çaya hasbıhal etmek lazım sonrası peynirle zeytini tanıştırır annem işte kahvaltının gözü kulağı ayağı olur beni her gün baştan doğurur sonra güzel bir türkü tutturur mutfak konuşur eşlik eder katıla katıla güler canı...

BEYAZ KARANFİL

Resim
derin düşünceler kavgam içimde kıyamet kopuyor darağacına acılarımdan serdim kiminin kolundan akar kiminin bacağından azar azar damla damla azalır mı kavrulmuş yüreğimden akan yaşlar acıyı sardım çileme iki şiş ördüm ördüm söktüm uymadı içim dışıma dışım içime benzer elbise çıkmadı karanfilleri nereye koysam açmadı Sibel Karagöz

ÇERDEN ÇÖPTEN BEBEĞİM

Resim
çerden çöpten bebekler yapar anne olurdum çocukça gülümsemelerle mutluluktu oyundu annelik kayboldum çer çöp içinde bebekli günleri özler oldum şimdilerde anne acıtan bir kelime kanayan gül açar içimde yana yana Sibel Karagöz

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN