Kayıtlar

İŞTE BİR TEK BUNDAN KORKARIM

Resim
Ben bilirim karanlığın içinde güneşe hasret yaşamayı. Sevda şiirlerimle aydınlanır dünya Ateşten korkmaz bu Şiirbaz Yangınlara yalın ayak yürürüm Alevlere sarılmış yürek de ne ki Ben sevda ateşini içimde yaşatmışım Kapana yakalanmış saka kuşu olur çoğu zaman Bir martının ağzında dolanır dururum Leş yiyiciler tepemde dolanır Bir yıkılsam parçalarlar beni İşte bir tek bundan korkarım... ŞİİRBAZ 10.KASIM. 2010

SESSİZ BİR HÜLYA

Resim
SESSİZ BİR HÜLYA Bulanık gecelerde bir sergüzeşt Islak dudaklarında bir nağme. Başa sarıp sarıp kuruttu tüm satırları Elinde sazı takılı kaldı gözlerime. Özenecek bir matem yalnızlığı Sadece grift bir bilmeceydi içimde. Yol yürütmüyor sanki sabırsızlığı Bitmeyen bir hikâyeydi düşlerimde. Acısı taze, bendeki bilinmezliğin arsızlığı Kilitlendi kaldı işte benliğime. Gel de unut bu ıssızlığı Ne çare bilenir ne derman yüreğime. Bir bakış değdi bu muydu kalp hırsızlığı Vermiyor geri lakin beni geri bedenime. Sessiz çığlıklarımın yankılandığı Issız bir tünel çizdim dertlerime. Uçurum kenarı gibi sevdasızlığı Bıçak sırtı bıraktım tebessümlerime. Yüzümden okunuyor hayatın kırışıklığı Her bir çizgisi derinden, serenişlerime. Kaldıramadı işte öyle bir vefasızlığı Son direnişiydi onca şikâyetime. Mühim değil artık; Son nefesimde karışıp gitti yüreğine..

AVUÇLADIM YILDIZLARI ( mahpushane notları )

Resim
Yıldızlarla dolu öyle bir geceydi Aklıma yine ilk sen geldin be dostum Yokluğunu, hasretini gönlümde duydum Sen yıldızları ne çok severdin dostum Senin için avuçladım gökyüzünden Bir bir ceplerime doldurdum… Herkes güneş resimleri çizerdi defterine Sen yıldızlarla oynardın dostum Yıldızlarla dolu geceye bakarken Aklıma yine sen geldin dostum Senin için avuçladım gökyüzünden Bir bir ceplerime doldurdum… Gece voltalarımda hep seni düşündüm Zira sen gündüz gördüğüm tek düşümdün Bir yıldız kayardı dilek tutardık seninle Sen haceri düşünürdün ben ayşeyle el ele Bütün yıldızları senin için topladım gökyüzünden Bir bir ceplerime doldurdum dostum… Şiirbaz 09. MAYIS. 1980

YASAKLI BAHÇENİN ELMASI ( sahipsiz mektuplar )

Resim
Sana şiir yazmak gelmiyor içimden Senin güzel gözlerini anlatmak Dudaklarını sayfa sayfa yazmak Kısaca seni yaratmak hiç Ama yinede seninle olmak Yağmur altında ıslanmak Çocukluk yapmak isterim Ama ne yazık ki çok zor Sen yasaklı bahçedeki elma Ve ben Yemesi yasaklı biriyim Sana bakarak geçiyor gecelerim Bilirsin Ben elmayı çok severim Belki bir gün Seni de yerim Ne dersin… ŞİİRBAZ 07. TEMMUZ.1997

VELİ USTAYA (mapushane notları)

Resim
Müebbet yemiş bir veli ustamız vardı Saçları ak elleri nasırlı Kimseyle oturmaz, kimseyle konuşmazdı Onun cezası susmaktı, konuşmamaktı Gardiyanlardan öğrendik, Karısını vurmuş Ve karısının dostunu. Tır şoförüymüş eskiden Karısı ve kızı Ayşe için yaşarmış Bir gün habersiz gitmiş evine Çocuğunu kapı önünde ağlar bulmuş Evde yabancı bir amca var demiş Ayşe kız Yıkılmış kahrolmuş Veli usta Anahtarıyla açmış Babadan kalma evin kapısını Sessizce yatak odasına yaklaşmış Çok sevdiği, saygı duyduğu karısı çıplakmış Ve aşığı da koynunda Kan beynine sıçramış Veli ustanın Av tüfeği iki kere patlamış Ve ortalık kan revan içinde. Bundanmış Veli ustanın suskunluğu Bunca yıldır susmuş Veli usta konuşmamış Ve yemin etmiş hiç konuşmayacakmış... Şiirbaz 05.Şubat.1986

TOPLUMDA TEMEL AFET KÜLTÜRÜ OLUŞURSA

Resim
Bazı kelimeler vardır duymak istemeyiz. Bizi rahatsız eder. Afet, deprem, savaş kelimeleri bunlardan bir kaç tanesidir. Hele neşeli, mutlu bir zamanımızda bu tür kelimeleri kullananlara kızarız, şimdi bu da nereden çıktı bu konuları kapatalım deriz. Ama beklemediğimiz bir anda afetlere maruz kalıp kendimizi, ailemizi veya çevremizi enkaz yığınları arasında bulabiliriz. Bir anda gündemimiz değişip hayallerimiz alt üst olabilir.        Enkaz yığınları arasında yavrusunun ‘anneciğim, babacığım ne olur canım çok yanıyor, beni kurtarın’  diye haykırışını duyduğu halde, elinden gözyaşından başka bir şey gelmeyen zavallı anneleri babaları görürüz. Soğukta katalitik soba ile çadırda çocuklarını üşütmemeye çalışan, bir tas sıcak çorba alabilmek için veya bir banyo yapabilmek için dakikalarca sıra bekleyen zavallı afetzedeleri görürüz. Enkaz yığınları arasında sahibini arayan kedileri, köpekleri görürüz. ‘Anne! Anne! ‘diye annesini ve sevdiği insanları ar...

SİTEM

Resim
  Bir selamını bile değmedik Değmedik bir tebessümünün menzili olmayı Bir nazar atsan göz ucunla Bir eğsen başını selam kastıyla Benim olurdu dünyalar Ben olurdum belki de en mesudu divanelerin Nice değmezleri barındırırken gönül limanında Affedip saklarken tahammül kanatlarınla Cürümlerinin bile affetmediği nicelerini Kimliklerinden şahsiyetlerini silenlerin Silmezken adlarını Silindim gönül sayfandan bir çırpıda Bir ben uğradım hışmına Gazabına bir ben çarpıldım Söyle ben mi yedim yasak meyveyi de Kovuldum gönül ireminden Ben mi döktüm de ilk kanı Sürüldüm ülkenden Ben mi yaktım içindeki Roma'yı da Yaktın beni bir tek kelamınla cayır cayır Binlerce kez hayır Olmadı ey dost Olmadı en dost Olmadı Ne oldu da tükendi sıra bana gelince tahammülün? Merhamet membaı bakışların nerede? Yükledin nefretin en zehirli oklarını da Ha bire savuruyorsun gözüme, gönlüme Öldüm diyorum öldüm kahrımdan Anlas...

TESBİH (mapushane notları)

Resim
Sarı, yeşil renkli bir tespihim vardı İri taneli büyük bir tespih Güneşi görürdüm sarısında Senin altın saçlarını görürdüm Doğayı görürdüm yeşilinde Senin güzel gözlerini görürdüm Geçenlerde kopardım Sağa sola dağıldı taneleri Gözlerini, saçlarını kapardım üzgünüm Kapımı çaldığı zaman infaz günüm... Şiirbaz 25.Nisan.1987 'Topraktan Eskiyim Güneşten Genç' İsimli Şiir Kitabından

ZAR ATTIM SEVDALAR ÜSTÜNE

Resim
Zar attım da sevdalar üstüne yine kaybettim Uçuştu gençliğim gözlerimde bende seyrettim Evleneceğin geldi aklıma nedendir bilmem Koynuna gireni düşündüm de yine kahrettim… Şiirbaz Şubat 1993

Gelecek bazen uzun sürer

Resim
Hani yalnızlığına boğulmadan gelecem demiştin Hani yemin billah edip ne sözler vermiştin Unutuldu yeminler, unutuldu verilen sözler Biliyorum hayırsız gelecek bazen uzun sürer… Şiirbaz Ocak 1997

KÜNYE EDEBİYAT E DERGİ 6. SAYIMIZ İÇİN DOSYA KONUSU: VEFA, YAZILARINIZI BEKLERİZ

Resim
KÜNYE EDEBİYAT E DERGİ 6. Sayımız için, Şiir Öykü Deneme Anlatı Yazılarınızı bekliyoruz... Dosya Konusu: VEFA... kunyeedebiyat@hotmail.com Son tarih 15.03.2020

Gitmeliyim

Belki gitmeyelim Bir Ekim sabahında Yapraklara düşmüş çiy damlalarıyla Sabahın körpe serinliğinde Kurumuş dudakların çatlakların dan Kalkıp Gitmeliyim Özlemin sonsuz diyarlarina Özledikçe yanımda kokunu bulmak Yatağın sıcaklığıni tenimde hissedip Sarıldığım ince paltomun Ceblerinde yaktığım sigaralarda Hayalini görmek ... Karanlığın çöktüğü yollarda Yol alırken bir gölge gibi Gitmeliyim belki Biraz zor olucak Birazda yarım Giderken her köşede bir parçamı bırakarak Elini sürdüğün taşlara Bir öpücük koyarak Ama yaş dökmeden Çünkü gözlerim senin olmuş Sen ağlamamalısın Sen görmemelisin Gökten boşanırcasına düşen  damlaları İçimin fırtınalarıyla süslü göğü Sen duymamalisin Rüzgarların uğultularını Sessiz feryatlarini İşte gidiyorum Senin olmuşken ben Yolunu bilmediğim diyarlara Gitmeliyim Belki çöllere Belki semaya Biliyorum ikisinde de Sen varsın Senden yine sana gitmeliyim Bunu bilmemelisin

KALAN KALANA

Resim
Duraklar kıştır, geçişler yaz... Sevdalar bir sonraki bahara kaldı. Hangi mevsim saklı mevsimden? Dön bak arkana kalan kalana... Oysa elerinde kokusu vardı ya! Artık yok, hüzün göze kaldı.. Hesaplar siyasete, Planlar müdüre kaldı. Ekin yazın biçilir ama, Hasatlar güze kaldı... Bayramlar muhabbete yoksun, Gelen gidene, postuna soğuk kaldı. İş -güç patron işçiye, İşçi patronun parasına kaldı.. Şehir kalabalık, etraf iyi-hoş, Dostluk menfaate kaldı... Evlat sevdaya daldı, Ana-baba evdala hasret kaldı. Düzde çamur, yamaçta baston; İki söz vardı o da uşağa kaldı... Emek, aş, insanlık için yaşamak. Değer hayvana, paha eşeğe kaldı... Kalan kalana vakitler sükûtta, Yürekte dua ...

HE DESEN

Resim
Bir he desen Hasret bitecek Bir he desen Tenim tenine değecek… Iraklar yakınlaşacak Ateşler tutuşacak Hayaller uçuşacak Bir he desen… Bir he desen Özlem bitecek Bir he desen Dudaklar birleşecek… Güneş tekrar doğacak Yürekler bir olacak Kitap kapanacak Bir he desen… Bir he desen Yasaklar bitecek Bir he desen Tenim tenine değecek… Şiirbaz 25. MAYIS 2014

EMANET (Oğluma)

Resim
Sen daima iyi ve doğru olmalısın; Bensizken bile… Sen bendeki beni yaşatmalısın Ben yokken bile… Aydınlık olmalısın ay gibi parlak Başarıya koşmalısın gerekirse yalınayak Aydınlığını hiçbir kötülük karartmamalı Hiçbir yalan yoldan çıkarmamalı seni. Kendine iyi davran oğul Beni de unutmayasın sakın Bilirsin kimselere güvenemem Bu yüzden seni sana emanet ettim ben… Sen daima doğru olmalısın; Bensizken bile… Sen bendeki beni yaşatmalısın, Ben yokken bile… Güneşe dönmeli yüzün Güneşini kimselere karartmamalısın Hiçbir yılan sana sokulmamalı Hiçbir yalan yoldan çıkartmamalı seni… Kendine iyi davran oğul Beni de unutmayasın sakın Bilirsin kimselere güvenemem Bu yüzden seni sana emanet ettim ben… Şiirbaz 20. Haziran. 2000

BASIN YAYIN SANAT EDEBİYAT ŞİİR DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...

20 Şubat 2020 Perşembe günü, saat.17.00'de;Tarsus Müftülük Konferans Salonu Tarsus-Mersin adresinde, Gazeteci-Haber Türk TV Program Yapımcısı Veyis Ateş ''Medya ve Şiddet.'' konusunda bir konuşmayapacaktır. İsteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir,ilgilenenlere önemle duyurulur. ************************************************************************************************************************************************************************************** ''Deliler Teknesi Edebiyat Sanat Dergisi'nin, Mart-Nisan sayısı içinürün göndermek isteyenler için son tarih 20 Şubat 2020 Perşembe'dir.Gecikmeli gelen ürünler kabul edilmiyecektir, eserlerinizi asimsek70@hotmail.com  e posta adresine iletebilirsiniz. İlgilenenlere,önemle duyurulur.(Aydın Şimşek-Kanguru Yayınları Genel Yayı...

İŞTE O ZAMAN

Resim
Saçların rüzgardan dağılmış öyle gelirsin ya Gözlerin baygın baygın öyle bakarsın ya Vücudun alev alev öyle yanarsın ya Seni öpmek isterim işte o zaman... Anlatılan her yalana hemencik kanarsın ya Bir küçük fıkrama duramaz gülersin ya En küçük şakama somurtur kızarsın ya Seni öpmek isterim işte o zaman... Duygusal bir filmde anında ağlarsın ya Her zaman pilavı ateşte yakarsın ya Gözlerini ufka dikip öylece bakarsın ya Seni öpmek isterim işte o zaman... Şiirbaz 14. ŞUBAT. 1988

KIZAR MISIN?

Resim
Yüreğin yalnızlıktan üşüdükçe Çıkar gelirim güzelliğine Gün ışığı giyinmiş o sıcak tenine Bir buse kondursam kızar mısın?.. Şehir üstüne üstüne gelirken Gündüze dargın, geceyle evliyken Gönül kapın açık, ama içi boş iken Gelip de öpsem seni kızar mısın?.. Attığın zarlar hep yek gelirken Yaşam seninle dalga geçiyorken Gözlerinde yaş, kan dudaklar bükük iken Bir buse kondursam kızar mısın?.. Unutulmuş aşklar sarayında neferim Unutulan aşklarımı beklerim Bir gece yıldız kayarken gökyüzünden Seni seviyorum desem bana kızar mısın?.. Şiirbaz 12.ŞUBAT. 1984

GÜN GELİR VURULUR ANKA KUŞLARI

Resim
Açılır kara kaplı kitap, günahlar sorulur Durulur içteki nefret, Karadeniz durulur Bilenir eldeki baltalar, dar ağaçları kurulur Gün gelir vurulur Anka kuşları… Dostlar gider ötelere, toprakla dost olur Hazan vakti yele kapılır yaprak, savrulur Küller alevlenir gözlerde, yaşlar kavrulur Gün gelir vurulur Anka kuşları… Bitmez sanılan film biter, sonlar yazılır Boyunca dokuz tahtalık, toprak kazılır Mermerlere ad, soyad, doğum, ölüm kazınır Gün gelir vurulur Anka kuşları… Şiirbaz 08.Aralık.1981

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN