Kayıtlar

BEN HEP GİTTİĞİN YOLLARDAYIM

Resim
Bir gün bir rüzgarla geleceğim yanına bekle, Kara bulutlarını dağıtıp sonra gideceğim. Biraz gürültülü olursa korkma gül goncası, Sana biriktirdiğim sevgim içinde gizli… Bir gün bir yağmur bulutuyla geleceğim yanına bekle, Kuruyan yanlarını ıslatıp sonra gideceğim. Biraz deli yağarsam korkma bahar dalım, Sana biriktirdiğim özlemlerim içinde gizli… Her nereye gidersen git, bil ki hep yanındayım Rüyanda, nefesinde ve her daim canındayım Kader seni nereye sürüklerse sürüklesin Bil ki ben hep senin gideceğin yollardayım… Şiirbaz 16. AĞUSTOS. 1986

Canım Batağa Düşmüş Eyvah

Resim
Çiçeğim kurumuş kalmamış eski neşesi Yüreği daralmış bitmek üzere nefesi Kan çanağına dönmüş ağlamaktan gözleri Cananım bataklara düşmüş, yok olmuş eyvah… Şiirbaz Ocak 1999

DEPREMLERDE CEP TELEFONU HAYAT KURTARABİLİR!

Resim
Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bizde ister istemez bunun içerisinde yer alıyoruz. Özellikle cep telefonları reklamlarında etkisiyle küçük büyük herkeste mevcuttur. Zararlarını bir kenara bırakırsak, doğal afetlerde, depremlerde her ne kadar hatlar kilitlense de, açık olduğu zamanlarda acil iletişim açısından  çok faydalıdır. Bu görüşümü destekleyici olması açısından aşağıda birkaç tane yaşanmış örnek sunmak istiyorum.       Gölcük Merkez Camii İmamı- Hatibi Hüsnü Akbaş Hoca,  depremi cep telefonu ile öğrenmiş ve kurtarmaları için yine bu telefonla İstanbul’daki oğluna haber göndermiş. İlk anda müthiş bir gürültüyle uyanmış Hüsnü Hoca. Deprem bir ara hafif duraksamış, peşinden şiddetlenmiş. ’’ O anda ‘’ Herhalde Kıyamet kopuyor’’ diye düşündüm. İçime gelen buydu. ’Kıyamet kopuyor, deprem değil bu’ dedim. Diyor ve anlatıyor: ‘’Sonra yıkılmışım. Boşluktaydım, kalkayım dedim, fakat ayağım kırılmış üzerimde ağırlıklar var kalkamadım. En üst katta o...

DÖRTLÜKLERİM

Resim
Günü geldiğinde elbet bende göçerim Ne ektiysem yaşarken onu orda biçerim Ben arkadaşlığı değil dostluğu severim Aşk dolu umut dolu işte size dörtlüklerim… ŞİİRBAZ 01.01.2001

DERDİMİN İLACI

Resim
Derdime derman ol yarama ilaç Savur yüreğimi etraflara saç İstersen bir başıma bırak beni İster yolları tüket dağları aş... Aralık 1995

BİTER Mİ

Resim
Bitecek mi sana hasret günlerim Büyüyecek mi diktiğim güllerim Yanıp tutuşsa da mahşerde dilim Seni sevdiğimi ben yine söylerim… Ekim 1997

KELEBEK ÖMRÜM

Resim
Kelebek gibi bir günlük olmasın aşkımız Sigara gibi bir nefeslik hiç değil Umut dolu, aşk dolu geçsin günlerim Bilesin seni sonsuza dek beklerim… Şubat 1991

DOST

Resim
Düzen bozuk elden bir şey gelmiyor dost Canın gibi sevdiğin kıymet bilmiyor dost İnsanlara bir şeyler olmuş nedendir bilmem Verilen sözler bir türlü tutulmuyor dost … Sevgi sepete konmuş, dibini kırdılar dost Paramparça dost luklar toplanmıyor dost Görüşürüz denirde beklenir hep gidenler Gidenler bir daha geri dönmüyor dost … Ar- namus millette diz boyu dost Nerden gelmiş bu insan soyu dost El etek öperek bir yerlere çıkanlar Adam oldum sanıyor ne yapayım dost … Dostlukları menfaate dönüştürmüşler Parayla selam alınır olmuş dost Kardeşlik lügatlardan çıkartılmış Kardeşi kardeş e öldürtmüşler dost … Sevgi saygıdan kaçar olmuş Gülü bülbüle darıltmışlar dost Rüşvetin adına hediye koymuşlar İnsanı insandan soğutmuşlar dost … Emre Vehbi ALKAN ŞİİRBAZ

Dudaklarıma Dokunacağım

Resim
Sevdan göçmenlerin kanatlarında sürgün Ben senin  sevda na sürgün tükeniyor ömür Ne günüm belli ne de  gece m aydınlık sensiz Nasıl yaşarsın bilmem yabanlarda bensiz… Sensiz akşamlarda, zifirlere seni yazacağım Belki sensiz,  sevgi siz kaç bahar yaşayacağım Seni görebilsem de, göremesem de mecburen Ben yine seni düşünüp dudaklarıma dokunacağım… Siyaha inat  beyaz a  dost  olan, ağaran saçlarım Sana götüremeyecek kadar yorgun bacaklarım Bitmedi bitmeyecek sanırım sana yazdığım şiir Bunun adı  aşk , ne okus pokus veya ne de sihir… Sensiz baharlarda düşen her yaprağı sayacağım Şunu bil ki hep boş kalacak yatağımda sol yanım Göçmenlere kanıp da uğramazsan şayet yüreğime Ben yine seni özleyip dudaklarıma dokunacağım… Ama bil ki bu tende hep yanan bir ben var. Ve bu ateşler içinde üşüyen  sevda lı bir yürek.! Ölmüş hayatın diri adımları atılacak sokaklara Ama ne sana açılacak bu kapı ne de bana… Sonraları ayrılıklar acıt...

Sağır Sultan Bile Duydu

Resim
Seni ne çok sevdiğimi ilk kalemime anlattım. İlk kalemim bildi seni nasıl sevdiğimi. Sonra kalemim kağıtlara anlattı, Tüm boş sayfalar senin adınla renklendiler. Sonrasında sensiz  gece ler duydu Onlarda gitti yıldızlara söylediler. Yıldızlar ay’ a, ay güneşe, güneş kuşlara Kuşlar mevsimlere ama özellikle bahara. Sonrasın da bir kutu kibritle tanıştım Kibrit sigaramı yaktı, dumanı gözlerimi. Deli akmaya başladı ya kanım Aşka geldi sensiz yalnızlığım Kadehleri sensizliğe kaldırdım Zira ben sensiz hep yalnızdım. Ünüm sarıp sarmaladı yedi düveli Tüm aşksızlar tanıyordu bu şairi. Sonunda sağır sultan da duydu. Ama Bir tek sen duymadın aşkımı. Sana olan sevdamı aşkın için yananı. Tüm börtü böcek anladı beni de Bir sen anlamadın beni be… Ulan kitapsız, ulan hayırsız Bir sen yanmadın bir sen anlamadın be… ŞİİRBAZ

BÖL SÜKUTUNU ŞAİRİM

-Ali Köse’ye- Düşlere sığmayanlara bak derim. Uykusunu karartanlara söyle; Susan güzel seslileri uyandır, Böl sükutunu şairim… Kararmış lambanı aç, aydınlansın gece; Sukutun bölük pörçük, huzursuz hece; Şiir de kükreyişinle kâğıt ve kaleme Böl sükutunu şairim, yaz derim… Sukutunla şahlanıyor akl-i caniler, Huzur bırakmıyor alıyorlar birer birer; Demli bir çayın yanına konulunca şiirler, Böl sükutunu şairim, oku derim… Şaklabanlar “şair olduk” der, yalan ya! Ne edep bilirler ne üslup, konuştukları palavra; Biz seninle şiir demlerdik Zonguldak akşamlarında; Böl sükutunu şairim, şiir derim… Ruhları vatan, milletten uzak; bilmezler ki, Akılları düşman, savaşları bozuk fikirli; Namert davranışları, sözleri zehirli… Böl sükutunu şairim, sur derim… Bilmeliler cezayı tamamlanınca, hesap. Çirkin resimlerle bozdular, sen yap. Ruhlarını korkutmak için heybetinle hitap… Böl sükutunu şairim, konuş derim… Açılınca sema, açılınca eller duaya… Yapılacaklar tamamlanır, ...

BASIN YAYIN SANAT EDEBİYAT ŞİİR DÜNYASINDAN KISA KISA DUYURULAR...

07-16 Şubat 2020 tarihleri arasında;1.İskenderun Kitap Günleri-Atatürk Anıt Alanı İskenderun-Hatay adresinde, 180 yayınevi. 100 yazar'ın iştirakı ve 70 standı ile açık olacaktır, her gün 09.30-21.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan fuar'da ''Hatay Yazarlar ve Şairler Derneği'' de üyeleri ile birlikte burada yer alacaktır. İlgilenenlere, önemle duyurulur. ************************************************************************************************************************************************************************************** 10 Şubat 2020 Pazartesi günü, saat.14.30'da;17 Nisan Halk Kütüphanesi Kartal-İstanbul adresinde, Eskişehir'li Şaire Vildan Çalışkan'ın ''B/aşka Yazıyorum'' konulu ''Söyleşi ve Şiir Dinletisi'' yapılacaktı...

Poster Karalamalar 🖋

Resim
Eda Ekici ✏

BİR BEN AĞLADIM

Şu yalan dünyanın gam efkarını Bir başıma çekip çekip ağladım Dünü bırakıp aradım yarını Boşa umut ekip ekip ağladım Alamadım lezzetini hazzını Göremedim baharını yazını Çekemedim işvesini nazını Boyunumu büküp büküp ağladım Kurtaramadım kederden başımı Kanla karışık akıttım yaşımı Hasret kalesinin mezar taşını Yüreğimde dikip dikip ağladım Âşık Kusûrî'm ağlama derdine Her tarafı gurbet olmuş yurduna Bakakaldım kapıların ardına Yar yoluna bakıp bakıp ağladım

GELİRSEN YİNE KABUL EDERİM

Aradan asırlar, yıllar geçse de Sarp kayalardan yollar geçse de Fani dünyamızdan kullar geçse de Gözlerinde açan ilkbaharla Gelirsen, yine kabul ederim Savrulup düşmesin gönlün gümana Kış vaktinde çıkan olur mu harmana Beddualar ederek geçen zamana Dilinden düşmeyen intizarla Gelirsen, yine kabul ederim Takatin biter, bastona yaslanırsın Heyecanın da kalmaz, uslanırsın Belki gençliğin gider, yaşlanırsın Saçına lapa lapa yağan karla Gelirsen, yine kabul ederim Ela gözlerinin kalmasa feri Yeter ki sen bana dönüp gel geri Ayıran kavuşturursa bizleri Eskisinden yüce itibarla Gelirsen, yine kabul ederim Karanlık odamın camında firkat Aynalar buğulu, asılmış surat Yüzünde çizgiler artsa da kat kat Yüreğinde sönmeyen bir korla Gelirsen, yine kabul ederim Gerçek aşkı başkasında bulsan da Onun yoluna döşenmiş olsan da Sevip birini, boşanmış olsan da Aramızda kalacak bu sırla Gelirsen, yine kabul ederim Haber gönderirsen bir mektup ile Dağılır o anda dert, k...

ÇORUM ELLERİ

Buram buram tüter gözümde derdi Artık Çorum ellerine varamam Gülşenini yâr başkasına verdi Dost bağında gümrah gülü deremem Mecitözü'nden Laçin'e geçince Alaca'nın tatlı suyun içince Yâr kalbini başkasına açınca Ben de gayrı bu illerde duramam Aşkımdan gayrıya yoktur delilim Bir vefâsıza vermişim meyilim Bileğim gücünde Ferhat değilim Köse dağının bağrını yaramam Dertli Dodurga kalıyor sağıma Karla buz yağmış Uğurludağ'ıma Tez yetişem talan vurdu bağıma Başka bir güzele gönül veremem Dertlerim artıyor gülmem eksilip Yol vermedi bana zalim İskilip Sevdamdan bileği taşı kesilip Acılarıma ben hançer vuramam Aştım amma şu feleğin kal'asın Geçemedim ki Kargı'nın yaylasın Dilerim Rabbimden mutlu olasın Der  Kusûrî; başka sırra eremem Ramazan Yanar (Âşık Kusûrî)

ARKADAŞ ŞİİRİ

Damla damla yanağına süzülem Akıt gözlerinden yaş diye beni Adım adım yollarına döşenem Topuklarınla ez taş diye beni Yaba yaba savur gönlümü yel gibi Ben ağlarken sen gül, gonca gül gibi Yâ Râb bir çift kanat ver bülbül gibi Kondur yâr bağına kuş diye beni Dert öksürdüm çile kustum kainata Seninle döndüm yeniden hayata Alıp aşkın kazanında kaynat da Kısık kısık pişir aş diye beni Tanrı kainatı aşkınan örmüş Gündüzün üstüne geceyi germiş Sevdiğim uykuda, rüyada görmüş Hayırlısından bir düş diye beni Kul Kusûrî'yem kendi kendim yaktım Keder zincirini boynuma taktım Bu gece yârin defterine baktım Listeye yazmış arkadaş diye beni Ramazan Yanar (Âşık Kusûrî)

AKLIM ERMİYOR

Bu dünyanın başı, sonu nasıldır? Anlayıp çözmeye aklım ermiyor Sevdanın dokuzu, onu nasıldır? Yaşarken sezmeye aklım ermiyor Sanırdım bağında bülbül ötüşür Ak gerdan üstünde turna yatışır Dökerken aşkımı kalem tutuşur Kağıda yazmaya aklım ermiyor Ben gel diyorum, sen yol uzun dersin Gül diyorum, sen sonu hüzün dersin Karşıma çıkma mevsim hazan dersin Baharı çizmeye aklım ermiyor Ben geçmişten pişman değilim sanma Hayali gerçekten muhkem muamma Her ilkin sonu mutlak vardır amma Sonsuzu bozmaya aklım ermiyor Sensin yerle yeksan eden tahtımı Sensin bozan yeminimi ahtımı Taşa çalıp ezsem kara bahtımı Vurmakla ezmeye aklım ermiyor İlk değilsin ancak sondan ötesin Ben sana köleyim candan ötesin Ar, haya, namus imandan ötesin Bir küçük hüzmeye aklım ermiyor Değişmem bir gülüşüne köşkleri İstemem hercai olan meşkleri Tepeden tırnağa pislik aşkları Yıkayıp süzmeye aklım ermiyor İster deli de bana, ister densiz Kahkahaların olsun benli bensiz Gel yaşa mümkü...

BENLERİ

Bir şûha gönül düşürdüm yenice Goncası açılmış, benleri taze Saçları sırmalı, gülüşü ince Bir hoş gözüküyor benleri göze Âşığını alır dağdan aşırır Bir gülüşü ile sabrım taşırır Her birine bir başka kul düşürür Dane dane dizmiş benleri yüze Onda buldum derdi de dermanı da Bozup gider ahdi de peymanı da Hem beğenmez şiiri, romanı da Destanlar yazdırır benleri söze Kur'an yere iner melekler derdi Bu fırsatı sade sana mı verdi Ne Acem'i, ne Türkmen'i ne Kürd'ü Kulları öldürür, benleri kaza Aşık Kusûrî'nin mana karnında Bulunmaz seni gibisi Ürdün'de Hele bir tanesi var ki burnunda Kendini çekiyor benleri naza Ramazan Yanar (Âşık Kusûrî)

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN