Kayıtlar

BİR SABAH

Resim
bir sabah alacağım o düşleri elinden dilinden bir sabah uykuları doğudan değil batıdan doguracağım üstelik tam kirpiklerinin dibinden saçlarının telinden dokunacağım yüreğinin küf tutmuş kapısına bir cümle belki bir türkü tutturacağım açılacak kilitsiz tüm kör kapılar kollar şimdi diyorum şimdi tam da şu an indir şu suratına astığın hüznü aç bak dolabında çiçeği pembe aşka açan neşe var çoktandır sıra bekliyor hadi giy bugün aşka açan eli eteği oynayan bir sabahı uyandıralım çayı ocağa aşkı demlenmeye simidi bakkal dursuna yumurtayı kümeste ki çilliye zeytine peynire paye vere vere bir sabahı uyandıralım gün!aysın o vakit Sibel Karagöz

Hüzün

Resim
Kalp hastası değilsin. Yüreğin ağrıyor. İçtiğin ilaç, fayda vermemiş belli. Öyle çırpınıyor ki! Göğüs kafesinden, Sanırsın kaçacak. Nereye? Gideceksin de ne olacak? İlk fırsatta vuracaklar. Ya da. Hangi sevda bahçelerine konacaksın. Hangi çiçekte renk bulacaksın. Veya, Hangi acının üzerinden kanat çırparak, Gökyüzünde kaybolacaksın!

GÜNDÜZÜM GECE ;GECEM GÜNDÜZÜM

Resim
korkuyorum gecemin gündüzü umudumun dümeni korkularım boş gemilere saklanır kıyılarımdan geçer sessizce kağıttan sandallarımı batıra batıra düşüncemin fırtınasında her gece gecenin içinde düş düşümde derya kağıttan sandallarım ıslak kumları yalaya yalaya yol alır umudun kesiği sarar sol yanımdan ümidin fırtınası yakalar ense kökümden cam kesiği gibi sessiz ilerler su ala ala alabora olurum yazıp yazıp gönderemediğim mektuplardan yenilerini yapar suya salarım sen okumazsın ben silemem kendi kendini bitirir sözün koynuna sıgınır içimin karanlığı geceye karışır kağıttan sandallarım suya gündüzüm geceye gecem gündüze ...

DOSTLUK

Dostluk... Dostluk denilince herkes kendince anlatır; Kimi sırdaş, kimisi cândan, kimisi aile der. Oysa dostluk bunların toplamıdır. İnsan dostunu bırakmaz. En azından yarım bırakmaz. Bir kalemle yazılan, bir silgiyle silinen basit anlaşma değildir. Olamaz da. Terketmekten terkedilmekten uzaktır. Mesafeler dostları yaralamaz, eksiltmez. Dost asla hançerlemez. Ona güvenirsin kendinden öte. Dost vurursa kalkamazsın. Dersin ki ; "O vurmasın kim vurursa vursun." Öyle olmadığını görünce kendinden kaçarsın. Eğer kaçmazsan hep onu görürsün kendinde. Çünkü kardeşten yakındır sana. Ağladığını görür o da ağlar. Gülmeni görür o da güler. Ağlarsan gelir yaşlarını siler. Bazen belli etmeden sarar yaralarını. Bazen görmeden siler gözlerini. Hiç unutmaz, düştüğünde hemen arkanda belirir. Gelmezse yine yanındadır. Aynı havayı solursunuz. Kaybetmezsin onu ve ya kaybedilmediğin tek yerdir. Yağmura tutulsan, yağmuru alır üzerinden. Korktuğunda korkmaz, tüm yüreğiyle ordadır. D...

DOYSAM SANA

Resim
ahhhh bir kuş kanadım olsa konsam sana gamze gamze gülsem sana ahhhh bir çiçek olsam kök versen bana mor menekşeleri açsam sana ahhhh bir damla su olsam Ilık ılık düşlerde bahar güz yağsam sana ahhhh bir kısrak olsam uzağım yakın dağ bayır koşsam sana ahhhh gün geceye karışmadan bohça bohça sırtlanmadan doysam sana Sibel Karagöz

AH ULAN SEVDA

Resim
ah ulan sevda bugün yüreğimin derme çatma çekmecelerinden döküldün öyle böyle değil duvarlarımı pencerelerimi kıra kıra yandı kandili söndü feri dökülsün dedim eskimeyen eskiler ortalık toz duman yüreğimin dumanı ay'ın sisine karıştı tozların birer adam yürüdü içime içime oysa ne taht var ne tahterevan pecmurde kalp delik deşik bildiğin kevgir ne geçmişe ne geleceğe yer var ah ulan sevda tozdu adam candı yere basan bil artık kapında ben damında eller tozun göze değer kirpik deviremem suya sabuna değmeden Sibel Karagöz

BASIN YAYIN SANAT EDEBİYAT ŞİİR DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...

DİYARBAKIR'DA HAYAT EVE SIĞAR ŞİİR YARIŞMASI DÜZENLENDİ, 13 KİŞİYE ÖDÜL VERİLECEK.(SON KATILIM TARİHİ.31 MAYIS 2020 PAZAR). Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından, günümüzü evlerimizde nasıl geçirdiğimizi yansıtan ‘hashtag#HayatEveSığar” temalı şiir yarışması düzenlenmiştir. Söz konusu şiir yarışmasına gönderilecek şiirlerin ve aşağıda belirtilen katılım bilgi formunun eksiksiz bir şekilde doldurulup, dbbsporhizmetleri@gmail.com adresine gönderilmesi gerekmektedir. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan alanında uzman kişilerden oluşan Jüri Üyelerinin belirleyeceği en iyi 10 (On) şiir ile ilgili ödül tablosu aşağıda belirtilmiştir. NOT.YARIŞMAYA KATILAN HERKESE, KİTAP HEDİYE EDİLECEKTİR. YARIŞMAYA, TEK BİR ŞİİR İLE KATILIM SAĞLANACAKTIR. BİRDEN FAZLA GÖNDERİLEN ŞİİRLERDEN, SADECE BİRİ DEĞERLENDİRİLMEYE ALINACAKTIR. YARIŞMAYA 20 YAŞ ALTI İLE 65 YAŞ ÜSTÜ KİŞİLER İŞTİRAK EDEBİLİR. VERİLECEK ÖDÜLLER. 20 YAŞ ALTI ...

DİZLERİMİN BAGLARI

Resim
                                                          umudu yastık yaptım uykuların koynuna süzülerek içimin odalarını yalın ayak dolaşmaya başladım seni aradım bütün odalar ışığını kaybetmiş sıvasını dökmüştü birden anılar dile geldi senli dünleri bugün gibi astı eski püskü çamaşırlar odalar arasına rengini yitirmiş mandalların boynuna asılmış tek tek intihar ediyor düşen tabureler sandalyeler ben yine çöktüm dizlerimin bağlarını tutarak neden dedim neden yoksun içimin bana benim içime söyleyeceğim tek yalan kalmadı titreyen ışıklar bir bir gözyaşlarımdan düştüler ben yine karanlığımın içinden geçtim SİBEL KARAGÖZ

BAŞLIKSIZ

Bir Ahmet Kaya türküsü gramafonda 70'lik hüzün notaları dolduralım kadehlere Kader kalemi aldım elime Sildim tüm gençliğimi Feda ettim benliğimi Belki bir şiir olur dünyanın hafızasında  Ne zaman senin yelin esse satırlarda Göz yaşım reşit değilken meydan okur okyanuslara Oysa sen Nuh'un gemisi Bense Yunus'un karnında yaşayan balık Halime acır Hâlık Ve hecelerim güneşi görsün diye Bedeni gecenin mezarlığında  İdam ettim saçından aldım yağlı urganla Hadi gel semtime Bu diyarlar özgürlükle tanışsın İnsanların aklına adalet cemresi düşsün Mavi gözlü Sarı yeleli  Bir bozkurt doğup Gönül ülkemi savaştan kurtarsın.

TOPRAK

İnsan topraktan bir parçadır. Toprakla hemhal olmak özü ile biraz da olsa yoğrulmaktır. Bağ, bahçe işlerinden ziyade, saklı kalmış huzurdur. Ne kadar ayağımız bu gün toprağa basmaz ise de ararız aslında onu... Sonunda onunla yine ilk olduğu gibi bir olmak ve ona karışmaktır... Bir parça toprak için can vermişler. Toprağa vatan demişler. Yaşamak için huzur diye bilmişler. Bu yüzdendir herhalde "toprağı bol olsun" derler. HASAN AKBAL

STABLES'İN ROMANI

Resim
                   Yaptıklarımın sebebi nefret değil, eğer nefret olsaydı bir iz bırakırdım. Para kazanmak için öldürüyordum ve hiç bir cinayetimde delil bırakmamıştım. Ama bu sefer başkaydı. İlk defa bu kadar tuhaf bir iş gelmişti. Bir yazar, romanı için cinayet işlememi istiyordu. Ama hemen öldürmemi değil, bir yıl boyunca onunla arkadaş olmamı, en yakınına sokulmamı istiyordu. İlk başta bana tuhaf gelmişti, kendimi açık etmekten korkmuş, kabul etmemiştim. Tam masadan kalkıyordum ki, tekrar masaya oturmamı sağlayan cümleyi kurdu: -Bir milyon papel...      Bu şimdiye kadar biriktirebildiğim paranın iki katıydı. Artık kafama yatmayan her şey ortadan kalkmıştı. Sonra ayrıntıları konuşmaya başladık. Bende arada karşımdaki adamı araştırma fırsatı bulmuştum. Bir çok kitabı vardı bir çok ödül almıştı. O güne kadar yazdığı yayınladığı bütün kitaplara ulaştım. Hepsini okudum hızlı hızlı. Aralarda dikkat etmem gere...

GİTMEK

Resim
bilmediğim bir şey bazen eski bir fotoğraf çağırıyor gel hadi durma o koltuğa tam da yanıbaşına etimle dişimle konuşlanıyorum bakıyorum orada ki ben ben değil Üzüntüsü bağıran elini ayağını sığdıramayan kadın git diyorsun sen eski sen değilsin git bilmiyorum ki nasıl gidilir bir adım geri çekiliyorum ne gidebiliyorum ne kalabiliyorum biliyorum sarı fotoğraflar da bile yerim yok dalıyorum git ne demek git de kalıyorum Sibel Karagöz

YABAN'CI YALNIZLIĞIM

Resim
sonunda yalnızdım perdelerinden kaldırdım üşümüş yalnızlığıma dokundum içim üşüdü ellerimden döküldü üşüyen çoçukluğum seneleri metrajı bozuk projektörden akıtırken tek tek izledim hangi kırık hangi acı hangi kör bıçak yalnızlığın dehlizlerinden ebeledi bulamadım seçemedim hepsi bir ölüm hepsi bir intihar yalnızlığım sokakları dolanmaya başladı ben peşinden süründüm yanından geçtim tanımadı görmedi duymadı yalnızlığım ve ben tanış bile olamadık yaralarımdan öpemedik karanlık bir sokağın titreyen lambasında mazgallara el verdi suya kanat uçup gitti yalnızlığım bile terketti ben şimdi içime bile yabanım SİBEL KARAGÖZ

BİR ELVEDA GEREKİR UZAKTAN

Bir kavgadan arda kalan sönük duygularımız. Eceli daha belli olmayan ikinci yanılmış hallerimiz. Nasıl bilirsiniz, cevap yok. Kırıldık bir kere uzaktan dokunamamak adına kırdık da... Gelen bütün iyi şeyleri tükettik. Hani o kıskanç ve çok sevme hallerimiz var ya hani çok seviyordum ama görüşemiyorduk, ayrıldık dediğimiz en ve enlerimizi hala aramıyorsak o kadar da çok sevmemişiz demektir. Güven kayıplarımızı kıra kıra yarına gittiğimiz seher vakti. Uyan diyarından ona yan olan bir sürü endişeler güneşi doğuyor. İnsanı yok eden teknolojik gelişmeleri tekmelemeden virüs hem de korona virüsünden iyice tekme tokat yiyoruz. Bedeli ağır oluyor. Duymuyoruz da gidenleri... Belli bir tarih olmayacak bu zamanı hat...

Mabette Ölüm

Resim
Ben hastalansam Fazla bekletmez vuslatı Bir kuş gibi uçar Ruhum bedenimden Yalnızda gökyüzünde mehtabı Görür gibi son bir ışık görürsünüz Gözlerimde Üşüyen bedenimin soğukluğu vardır Bazılarınızın bakışlarında Kiminiz yaşlı gözlerinizle Bir damla yaş düşürürsünüz bembeyaz kefenime Fecre doğru yaş bir toprağa gömersiniz beni ahşap bir tahtadan indirip Geçen yolumda yalnızca bir kaç dostum ağlar Yanlızca varoldugum bir avuç toprak anlar Ve bedenimle karnını doyuran karıncalar Onlar bile vakti gelir ayrılırlar Yalnizligimla geldiğim yapayalnız dünyamdan...

HAYAT GÜZELDİR

Hayat güzeldir! Neden güzel olmasın ki? Her yeni yılın ilk gecesi başta sosyete erbabı sonra devlet büyükleri ve sayın patronların bütün dilekleri bu yönde. Yeni yıldan sağlık mutluluk diliyoruz diyorlar ya. Dünyanın her yerini sıcak evimiz gibi sanan insanlarız. Belki de bu yüzden yeni yıldan sağlık mutluluk ve dünya barışı diliyoruz deriz. Samimi değiliz konuşurken yeni yılların bizi kulak ardı etmesi hep bu yüzden. Belki de ben yanılıyorum. Bütün yeni yıllar huzur getiriyor insanlığa. Ya da insanlık denen kimlik dünyanın bazı kesimlerine ait bir şey. Ve hayat sadece onlara güzel… Bütün bu temenniler etrafı duvarlarla çevrili bir adadan dışarıya çıkamıyor ne yazık ki. Oh! Ne iyi. Onlara her yıl her ay her gün güzel gerçi. Evet, hayat güzeldir. O şirin evininizin bacası her daim tütüyorsa... Ocağınızda her gün türlü türlü yemeklerin pişirilip yarısı çöpe atılıyorsa... Hafta sonları hep beraber gezmelere gidilip sosyal medyada arkadaşlarına cakası atılıyorsa... Herkesin hak...

LEB-DEĞMEZ (DUDAK DEĞMEZ)

Söyleyesin ey cân gardaş Zârı dinleyenler anlar Olgun insan erer aşka Yâri dinleyenler anlar İnsanda ilk hayâ gerek Ârı dinleyenler anlar Atlı kalsın yaya gerek Yeri dinleyenler anlar Nedir derdin nedir acı Yoktur canda cân ilacı Çalış çalış tüket cânı Kéri dinleyenler anlar Konuş derler dudaklara Çalış derler ayaklara Kan iniyor şakaklara Teri dinleyenler anlar Kusûrî aşkınan deli Ne söylerse kendi hali Kendine açılan eli Sırrı dinleyenler anlar

TÜKENEN AŞK

Binbir umut yığıldıysa üst üste Bir ömür bir nefes başak tükendi Katran karası döndüyse de süte Tadından yenmez kaymak tükendi Bahçemizdeki mor sümbüller soldu Gönül evine gam keder dert doldu Pir sevdim ağladım yaşım kan oldu Sevda pınarında kaynak tükendi Kimi zaman karaydı sevda bazı ak Şimdi kime kaldı sevgimizde hak Beden budandı dalım çırılçıplak Ardıç ağacında yaprak tükendi Bazı sessiz çığlığım var mı duyan Kaç kat giyinirsen giyin kalp üryan Kurban oldum İsmail yerine koyan Taşlar kayalar yaran bıçak tükendi Ömür bahçem hicran bağımda hazan Mukaddes yazımızı karlara yazan Bulunmaz mı 'ben' mezarını kazan Bedenleri çürüten toprak tükendi Seyri hoştur bakmışsan bir bakışta Zalim olursun yakmışsan bir bakışta Gönlüme yafta takmışsan bir bakışta Karalar içine gizlenmiş ak tükendi Hayır gelmez hayırsızın hayrından Günden umut yok hayrola yarından Sevdiğin gitmişse kalp diyarından Ölüme selam eden şakak tükendi Şimdi ecel durur anbean karş...

GARDAŞIM

"Bana neki"yi sanat edenin İmanı şüphede kalır gardaş Vatan için canından geçenin Bayrağı tepede kalır gardaş Savrum elinde harman olanın Millet uğrunda ferman olanın Darda kalana derman olanın Darısı küfede kalır gardaş Gece gündüz suale gidenin Sonuca bağlanmayan nedenin Yurda garptan taarruz edenin Leşi Edirnede kalır gardaş Vatana nifak fidanı dikerse Dost dostu kalpten kırar ise Besmelesiz bahçe bağ ekerse Bostanı terede kalır gardaş Yılmadan sen sana seni anlat Günahı kibri tevazuyla at Yâr elinde zehri bal diye tat Dost zehri şerbede kalır gardaş Bir umut vardır yine yarına Ak getir sen her kara yerine Hak batıl işte burun buruna Nâhakkın firede kalır gardaş Aldanma fanı dünya kârına Gark ol aşığın ah u zarına Yan tutuşursan dostluk nârına Kerem ol külede kalır gardaş

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN