Kayıtlar

ÖZLEMDE SÖZ MÜ

Resim
Sustum tükendi Umudum Susadım kurudu Yüreğim Ne diyeyim Yüreğimi Dilimi Susturan Dile gelsin Dinleyeyim Coşsun yüreğim Ne diyeyim ki Kanıyorsun içimde Özlem de söz mü Çağıl çağıl kanıyorsun SİBEL KARAGÖZ

SAATLER ALTI BUÇUĞU VURURKEN

Resim
Ne vardı bu saatler de cana dokunan Dokundukça kilometrelerce yalnızlığı Tutup kucağıma indiren Ne vardı Bu saatler de Gecenin ilk vuruşu Yeni günün dokunuşu Ne varsa Yaranın kalbi de o saatlerde Başlıyordu tik tak  atmaya Her atış sona vuruş Ölüm gibi bir duruş Yara da Kalbi de Sağ Ayaklanmış volta atıyor Kapı duvar Cam çerçeve Gözümün değdiği her yerde Tutamam Taşıyamam Gözden düşer Sevdanın gölgesiz cüssesi Her gece Her gece Yaramın sahibi Ömrümün yarısı Yarım yamalak uykuları  Yamaladım soluma Bir günü daha Umuda  Sevgiye Uyandırırken Neşeyi Nisan'a giydirdim Saatler altı buçuğu vururken Sibel Karagöz

SÖZÜN BOYNUNDA İP SALLANIR

Resim
Sevdasına uzak bir şair Bazen kanatsız bir yüreğe Sahip olamıyorum Bazen Açıyor kanatlarını Çırpıyor öfkeyle Ciğerim kanıyor Her kanat vuruşunda İçim içime sığmıyor Söz dilime dolanıyor Yutamıyorum Konuşmak istiyorum Kelimeler Takılıyor Kursağıma Tek tek Sözün boynuna İlmek atıyorum Bir bir asıyorum Söyleyemediğim Dökemediğim Sözler ordusu Ciğerimde kanıyor Feryat figan Kulağımın davetsiz misafirleri Duyuyor El veremiyorum Dudaklarım kontrolsüz İsyana bayrak açmışlar Kımıldıyor Sürekli titreşimde Kırışık gömlek gibiyim Sözü assam Sevdasına kurban olur Ses versem Ütülü moda defilelerinde Boy gösterir Ama ben de Cesaret yok Yenilir yutulur da değil Söz uçamaz yuvarlanır Sözün boynunda ip sallanır Uzak sevdasına uzak bir şair Sözün boynuna sarılıp İpi çekmesi s'ona noktadır Altı çizgili nokta Sibel Karagöz

HAYALİ HÂL

Resim
Alnıma dökülen kâkülümle, Bir ömürlük sevda benim halim. Ufka diktikçe gözlerimi, Nasılsın deyişini duyarım... Şimal-ini bildikçe, hayalim... Kahve gözlerin bir yudum. Uykuya kanarım, her gece; Sözüme yok ki sükut, mutluluk bende... Kızıl bir gün durur raflarda tozlu, Başın omzumda, akşam oldu. Bir yudum kahve gözlerin, Yılları saymadım, ömürlük dedim. Mehtabı özlemişim, yıllar yılı... Dokununca gece; gün gibi. Firara rastlamaz, suspus olmuştum, Çatık kaşlarım ilk defa ''gülüyor'' buldum. Hayalen hatırlarım, bela-ı gaalüü; Şükretmek düşer, Hamdüsena-ü... Şimdi bir nefes gibi, içtim de ömürden... Ömrüme ömür kattım seni sevdiğimden. HASAN AKBAL

BEN BEN OLMUŞUM

Resim
Kozlu’ da doğmuşum Saymayı öğrenmişim, sünnet olmuşum Babamın dediği gibi yani, Bende adam olmuşum. Koynuma alıp yeni pabuçlarımı, Rüyalara dalmışım. Pamuk prensesle uyumuşum. Tahta üstüne tahtalar koyup, Büyükçe kaleler kurmuşum. Bir bardak süt için ağlamışım. Anamın masa örtülerini çalıp, Karların üstünde kaymışım. Örtü yırtıldı diye beşkardeşle tanışmışım. Sokak aralarında uçurtma uçurmuşum, Kuyruğuna sevdalarımı takmışım. Kedi, tavuk kovalamışım, Duvarlara çişimi yapmışım. Çelik çomak oynamışım. Saklambaç oynamışım da, Kadere ebelenmişim. İçmediğim halde, İçenlere izmarit toplamışım. Kahvehanelere girip, Gazoz kapaklarıyla ceplerimi doldurmuşum. Bir kapak için kafaları yarmışım. Sonra büyümüşüm. Delikanlı olmuşum. Tertemiz yataklarda pis rüyalar görmüşüm. Duvarlara yazılar yazıp, Bekçilerden kaçmışım. Nezaretlerde yatmışım. Coplarla tanışmış, Sırtımdaki morluklara, gülmüşüm. Aşık olmuşum sonra, Şiirler yazmı...

BEN AŞKI GÖKYÜZÜNE ATIM ŞİİR BABA

Resim
Yüreğimi insafsız bir güzele kaptırdım Gözlerimi de kör ettiler şiir baba Aşka inandım onun ateşiyle yandım Ben aşkı gökyüzüne astım şiir baba… Ben aşkı gökyüzüne astım şiir baba Ağlaya ağlaya yüreğim yana yana Vefasız bir güzel koydu beni bu hala Düşmana güldürttü başımı koydu dara… Geleceğimi sarı bir çiçeğe kaptırdım Gençliğimi de kararttılar şiir baba Hayallerimi yıktılar da yok ettiler Ben aşkı gökyüzüne astım şiir baba… Şiirbaz MAYIS. 1990

BEN ADAM OLMAM

Resim
Dost bildiklerim şeytan çıktı eyvah Herkese inanıyorum ne yapayım Uzattığım eller boşta kaldı eyvah Her söze kanıyorum ne yapayım… Ben adam olmam arkadaş hep aynıyım Herkesi ben zannettim ne yapayım İyi günümde arayan dostlarım Kötü günde aramıyor ne yapayım… Dost bildiklerim kahpe çıktı eyvah Herkese inanıyorum ne yapayım Yüreğimi açtım aldığını sattı eyvah Her söze kanıyorum ne yapayım… Menfaat ağır baştı dostluklar boşa Yanıyorum dedikçe boş geliyor kova Allahım’ a havale ettim tümlerini Ne kötü söz söylerim ne ihtiyaç var lafa… Şiirbaz 09. ŞUBAT. 1997

AYRILIK

Resim
Saçlarının telindeydi ayrılık Gözlerinin önünde durmada Dirseğini dayadığın o masada Yazdığın kalemin ucundaydı ayrılık... Ellerinin içindeydi ayrılık Uçmak için çırpınmakta Ellerini çekince ellerimden Uçuverdi gitti ayrılık... Gözlerinin rengindeydi ayrılık Şiirlerimin dizelerindeydi Saçlarını bağladığın o tokada O kopası dilinin ucundaydı ayrılık... Üzüntülerinin içindeydi ayrılık Gözünden akan damlalarda Her an dinlediğin şarkılarda Ettiğin dualardaydı ayrılık... Şiirbaz 27. Haziran. 1999

AYLARDAN NİSAN GÜNLERDEN PAZARTESİ

Resim
Aylardan nisan, günlerden pazartesi Gökteki yıldızlara anlatıyorum derdimi Çevirmişim yüreğimi gizem dolu geceye Dönüşü olmayan hayallere dalmışım… O kadar sır dolu ki şu geceler Sanki her bir yıldız aşkı heceler Her sevene bir ışık bir umut olsun Sen mutluluğa giden tek yolsun… Serin eser şu kozlunun gece rüzgarı Anlatır kalemin kağıda olan aşkını Alabildiğine süzülerek sevgi aleminden Seni uçuracağım altın kafesinden… Aylardan nisan günlerden pazartesi Sevdaya el saldığım günün ertesi Çevirmişim yüzümü gizem dolu geceye Seni işlemişim ilmek ilmek heceye… Şiirbaz 17.Ocak 1994

AY BATARKEN

Resim
Bulutlar kapladı gökyüzünü Bülbül şarkı söyler hüzünlü Keman kaşın kara gözünü Seni düşündüm ay batarken… Bir sızı sezdim üşüyen ellerimde Seni hissettim sımsıcak tenimde Bahar mevsiminin ılık nefesinde Seni istedim ay batarken… Ay battı karanlık içime çöktü Bu yalnızlık boynumu büktü Bütün çiçekler filizlerini döktü Seni aradım ay batarken… Ay battı denizin gelgitleri durdu Akşam dalgaları sahile vurdu Bir kadın etekleri savruldu Seni bekledim ay batarken… Şiirbaz 29. EKİM. 1992

ANLAYAMADIN Kİ

Resim
Ağladım her gece derdimi bilmedin ki Aklına gelip de gözyaşımı silmedin ki Seni nasıl sevdim ah be güzel kız Gözlerime bakıp da anlayamadın ki… Senin için ölürdüm öl deseydin Yok ederdim dünyayı ah bir gülseydin Senin için yanıp bittiğimi Gözlerime bakıp da anlayamadın ki… Bir filizdim hem de yemyeşildim Çürüttün beni şefkat göstermedin ki Sensiz geçen uykusuz gecelerimi Gözlerime bakıp da anlayamadın ki… Aşk yolumu sana açtım geçmedin ki İki gül vardı biri kırmızı seçmedin ki Sensiz nefes alamıyorum inanmadın ki Kanayan yarama bakıp da anlayamadın ki… Sana aşkımı verdim karşılık görmedim ki Hep ağladım ama hiç gülmedim ki Gözyaşımı sakladım görmesin diye Şiirlerime bakıp da anlayamadın ki… Şiirbaz EYLÜL. 1995

ALLAHINDAN BUL

Resim
Hiç güneş olup doğmadın ki bana İki gün sevdin beş gün estin bana Ne desem az gelir güzelim sana Başka bir şey demem Allahından bul… Bunca senedir derdin nedir sormadın Bir zaman derdime ortak olmadın Paramparça yüreğimi sarmadın Başka bir şey demem Allahından bul… Şiirbaz 10. Haziran. 1993

AKLIMDAN SİLEMEDİM NERDESİN

Resim
Gecelerim gündüze, gündüzler geceye karıştı Elinle diktiğin ağaçlar çiçekle tanıştı Yüreğimdeki mutluluk kuşları kaçıştı Aklımdan silemedim NERDESİN… Baharlarım kışa, kışlar bahara darıldı Limanıma yalnızlık dolu gemi yanaştı Bu yorgun kalbim sensizlikle savaştı Aklımdan silinmedin NERDESİN… Şiirbaz MART.1998

BIRAK GİTSİN

Bırak değsin gözlerin gözlerime, Çölde bir vaha kadar muhtacım. Susuzluğumu toplayacak olsam Sonsuzluk denk bulur kendine. Bırak tutsun ellerin ellerimi. Dilinden dökülen kelimelerin Çözmeye yetecekse eğer, beklerim. Kördüğüm olmuş hayallerimi.. Bırak çınlasın kulaklarımda sesin. Duymaya kalmasa da mecalim, Sensiz çırpınışını sessizce dinlerim. Muvazenesini yitirmiş kalbimin.. Bırak kalsın damağımda Seninle geçen zamanın her tadı. Yarım bıraktığın hayatı Adımlarken, verdiğim her nefesle Söner ancak; yutkundukça Boğazımı yakan yokluğunun yangını. Ya da al götür her şeyini Ey vefasız, kayan yıldızla tuttuğum Her dileğin yârdan yuvarlanıp Yok oluşuna, eşlik ederim ben yalnız.. FİLİZ BARAN

İSTANBUL

Baktım bir sana bir de kendime İstanbul! Şöyle durdum sukut ettim Al bayrağa yüzüm döndüm Dalgalandı Fatih’i gördüm İstanbul, ruhumun aynası  Kalk gidelim buralardan Toprak toprak diyar diyar Alalım Abdulmuttalip’in aynasını İki cihan şelalesini Sonra ağlar Eyüp nasıl Ayasofya güller hası Kalk gidelim İstanbul’um  Toprak toprak diyar diyar  Kız Kulesi iskelesi Güneşimin ilk batışı  Denizdeki dalga sesi Söylesene kimin nesi  Eminönü kunduracısı  Toplasın bütün kunduralarını  Kapalı çarşı ayakkabıcısı Sevdiği rengini alsın da gelsin  Çifte minareyi duyup da kalsın Ezan-ı Muhammed’iseherde En derin valizine koyup da alsın Evliyalar uyanıp gelsin Ruhunu arşına alıp da gelsinİstanbul! Ruhumun timsali güneşim Topla artık gitme vakti vaktidir Sabah kahvehanelerini uyandır Simit kırıntılarını dök yerlere En beyaz gülümsemeni seç  Düş yollara vakit senin vaktindir Mecidiyeköy en derin ...

Elimi tut Baba

Elimi tut baba Tüm sıcağıklığını hissedeyim İlk adımlarım seninle İlk kelimem seninle olsun Düştüğümde uzanan el senin Yürüdüğüm de tuttuğum el  senin olsun. Yalnız büyümek istemiyorum Varlığın bir dağ gibi ihtişamlı Kucağın en güvenilir yer Sensiz büyümek istemiyorum Hayat zorlu İnsanlar meşakkatli Bir çınar gibidir varlığın Tüm fırtınalara göğüs geren Tut elimi baba Geleceğe yürüyelim Senin kollarında bulduğum sıcaklığı Güneş veremez bana Bana masal anlat Gökte yıldızları sayarken Kayan her yıldızın ardında Bana bir dilek tutarken Başımı okşa Nasır tutmuş ellerinle Hissettiğim nefesinle Uyut beni göğsünde Baba tut elimi hadi Toprağa düşme Kalk birlikte Koşalım Yalandan arkamdan kalma Önümde ol benim Yolum ol Bağırdığım da bana dön Sesim sende yankılansın Elimi süreyim Yüz hatlarına Bırak saklanayım o çukurlar da Yağmurlar ıslatmasın beni Tut elimi baba Birlikte gidelim ...

Göz Korkusu

Korkuyorum sevgili; Gözlerine bakınca, Kendimi görememekten, Gözlerine bakamamaktan bir daha. Anlayacağın gözlerin korkutuyor... Sanki her an göz kapaklarını indirip, Hani yapmazsın ama, Karanlıkta bırakabileceğin ihtimalini, Düşünmek bile  yetiyor nefesimi kesmeye... #edibearin

Düşüş

Hayat  zorlaşıyor... Bir anda. Sanki güneşe perde çekildi, Kamer dünyanın yörüngesinde degil artık. Sanki iki dakika önce, Evlatlık olduğumu duymuşum. Hiç olmayacak bebeğini Düşürmüş sanki bedenim. Üç ay ömrüm kaldığını; Söyleyecek akraba bulamamış Yüzüme haykırmış, doktorlar.   #arin

Şiirin şairle arası açıktır hep

Şiirler yaratıcılarını sevselerdi; Akmazlardı okurların gönüllerine. Şairler birer birer doğurup, Bizlere bahşettiler, Adeta çocuğu olmayan bir anaya, Bahşeder gibi ... Uzun sancılı süreçte Yüreklerinde, Büyüttükleri evlatlarını... #arin

TEŞEKÜRLER...

Yazılarımızı sosyal mecralarda paylaşarak göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz...

KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ.

İMZALI YAZILARDAKİ GÖRÜŞLER YAZARLARINA AİTTİR...

YAZARLARDAN OKU...

Daha fazla göster

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *

BİZİ TAKİP EDİN...

ÇOK OKUNANLAR

YAŞLI ANADAN BEŞ OĞLUNA MEKTUP

KIRILMIŞ BİR HAYAT

ASIM'IN NESLINDEN VATAN GÜNEŞİNE

GÜRÜLTÜLÜ SESSİZLİK

SEN VE BEN